Yazar | 
M. Cemil Kılıç |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | | | |
| 
Kime Oy Vermeli?
-Mustafa Cemil Kılıç-
Her seçim gibi 22 Temmuz seçimleri de ülkemiz ve ulusumuz için çok büyük öneme sahip. Fakat 22 Temmuz'da oylar partilere dağılmayacak. Türk ulusu bu seçimde partiler arasından birini seçmeyecek; rejimi oylayacak.
Kuruluşu üzerinden bu denli zaman geçmesine karşın ülkemizde hala rejim tartışmalarının olması gerçekten üzücüdür. Laik Cumhuriyet siteminin sosyalizasyonunun başarısızlığının bir göstergesi denilebilecek bu durum rejim mimarlarınca radikal bir değerlendirmeye tabi tutulmak zorundadır. Bu değerlendirme neticesi ya laik cumhuriyet iddiasından vazgeçilmeli yada kuruluş yıllarındaki olağanüstü koşullar yeniden ihdas edilmelidir.
Şurası bir gerçek ki, Laik Cumhuriyet sistemini seçimler ve siyasal partiler yoluyla korumak artık mümkün değildir. Açıkça söyleyelim; bu ülkede yurttaşlara " Laik Cumhuriyet mi, İslam Devleti mi ? " sorusunun sorulacağı bir referandumdan nasıl bir sonuç çıkacağını söylemeye gerek var mı ?
O halde mevcut rejim halkın isteklerinin hilafına bir niteliğe sahiptir. Bu nedenle de halkın istekleri doğrultusunda değişim ve dönüşüme uğramak zorundadır, denilebilir mi ?
Evet denilebilir. Tıpkı; iki günlük hafta tatilinin dört güne çıkarılmasına ne dersiniz sorusuna ilk ve orta dereceli okullarda okuyan öğrencilerin vereceği cevap kadar meşru olan bu değişim ve dönüşüm talebi demokrasi denilen sistemin ülkemiz için ne anlam ifade ettiğini de göstermektedir.
Buna karşın bu ülkenin aydınlık insanlarının bu seçimlerde vereceği oyların polarizasyonu bilimin hurafe, aydınlığın karanlık, ilericiliğin gericilik karşında ne kadar bir güce sahip olduğunun da göstergesi olacaktır.
Kuşkusuz; " kanla, irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti..." diyenlerin rejime çeki düzen verme çalışmalarında dayanacakları toplumsal kesimin niceliği bu polarizasyonla daha net ortaya çıkacaktır. Böylesi bir çeki düze verme çalışması için halkın üçte birinin desteği yeterli olacaktır. Çünkü bu üçte birlik kesim nicelik olarak azlıksa da nitelik olarak kıyas kabul etmeyecek derecede çoğunluktur.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkeleri düzleminde gerçekleşecek polarizasyonun bu seçimde iki büyük adresi vardır: Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi !
Bu iki adresin dışında GP gerçeği de artık siyasal arenanın görmezden gelinemeyecek bir unsuru olarak dikkate alınmalıdır. GP'ye verilecek oylar da bu polarizasyona dahil edilmelidir. Küçük partilerden İşçi Partisi de listeye dahil edilebilir.
Demokrat parti ise geçmişten bugüne dinci gerici çevrelerin kazanımlarının baş sorumlusu olarak karşı cephede konumlanma durumunda görülmektedir. Her ne kadar DP seçmenlerinin tümünü rejim karşıtı olarak görmek doğru olmasa da yönetici kadronun dincilere taviz vermeye hazır oldukları gün gibi ortadadır.
O halde bizce bu seçimde bu ülkenin aydınlık insanları CHP, MHP ve GP dışındaki partilere oy vermemelidir.
AKP, DTP ( Bağımsız adaylar ), SP, BBP ve DP'ye verilecek oylar rejim karşıtlarına güç verecektir. Mustafa Cemil Kılıç
İstanbul, 18 Haziran 2007
|
Yeni MHP mi, Yine MHP mi? -Mustafa Cemil Kılıç-
Türk milliyetçiliği düşüncesinin siyasal parti anlamında temsilcisi görülen MHP, kuruluşundan bugüne takip ettiği politikalar açısından büyük hataların partisi vasfıyla anılabilir mi? Evet anılabilir. Fakat bu durum MHP'ye özgü değildir. Her siyasal hareket büyük hatalar yapabilir. Hatta bu hatalar mecburiyetten neşet eden gafletin çerçevelediği, cehaletin büyüttüğü bir ihanet halini de alabilir. Bu bağlamda geçmişten ders alma becerisi nispetinde ve hatalarından arınma istencinin belirlediği bir yenilenmeyle yeni kitlelere kucak açabilmek MHP'yi Türk ulusunun hizmetinde büyük işler başaran bir siyasal hareket konumuna taşıyacaktır.
|
Yaşa Mustafa Kemal Paşa, Yaşa -Mustafa Cemil Kılıç-
Her ulusun belleğinde mıh gibi çakılı, unutulmaz günler vardır. 19 Mayıs da Türk ulusu için böylesi günlerden biridir. 19 Mayıs Anadolu Türklüğünün emperyalizme karşı başkaldırdığı tarihsel bir gündür. Büyük Türk şairi Nazım Hikmet'in ifadesiyle "Sarışın Bir Kurda" benzeyen Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğindeki Anadolu halkı özgürlük ve bağımsızlık yolunda ilk adımı 88 yıl önce samsun'da atmıştır. Samsun'da atılan bu adım Türk ulusunun binlerce yıl önce gerçekleştirdiği Ergenekon destanını anımsatmaktadır.
|
Türkmeneli Kurulsun! -Mustafa Cemil Kılıç-
Batı emperyalizminin Ortadoğuda bir Kürt devleti kurma hedefi gerçekleşmek üzere... Görünen o ki şu anda hiç bir bölgesel güç, bağımsız Kürt devletini engelleyebilme kudret ve kaabiliyetine sahip değildir. Türk ve Arap halkları için İkinci İsrail demek olan bağımsız Kürt devleti, Türk - Arap güçbirliğinin oluşumunu doğurabilecek mi ? Ne talihsizlik ki bunun önündeki en büyük engel mezhep taassubudur. Gerek Türkler gerekse Araplar için mezhep farklılığı henüz ulusal kimliğin gerisine düşmüş değildir.
|
| | 
Cemil Kılıç
İlahiyatçı / Sosyolog
1975 İstanbul doğumludur. Sinop nüfusuna kayıtlıdır. İlk öğrenimini Sinop ve İstanbul'da tamamladı. İstanbul'da Küçükköy İmam Hatip Lisesi'nin ardından Marmara Üniv. İlahiyat Fakültesi'nin Kelam ve İslam Felsefesi Bölümünü bitirdi. 1998'de aynı Üniversitenin Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü, Sosyoloji ve Sosyal Antropoloji Anabilimdalında master eğitimine başladı.1999 yılında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine atandı. 2001 yılında master eğitimini tamamladı. 2005 Yılında " Laik Türkiye İçin Yükselen Alevilik " adlı kitabını yayımladı. Kitabı nedeniyle soruşturma geçirdi. Sürgün edildi. 2006 yılında 2. kitabı olan "Türk Ulusçuluğunun Yeniden Doğuşu" adlı yapıtını yayımladı. 2007 yılında ise " Alevi İbadetlerinin İslam'daki Yeri " adlı kitabı yayımlandı. www.turkcutoplumcu.com web sitesinin yöneticiliğini yapmaktadır. Halen eğitimcilik görevini sürdürmektedir.
|
| 
| Alevilik |

| Alevilik İslam'ın Türk'e Özgü Yorumudur
Alevilik / Bektaşilik, İslam’ın ve İslam’dan önce gelen bütün göksel dinlerin özüdür. Alevi/Bektaşi inancını İslam dışı olarak nitelemek olanaksızdır. Alevilik / Bektaşilik, İslam’ın Türke özgü yorumudur. Bir anlamda “ İslamiyetin Türkçe konuşmasıdır.” Kadim Türk inançlarının tanrısal vahiyle birleşimidir.
|
| 
| 21 yy'a Girerken Türkçülük |

| Türk Tanımı
Türk, Türklük soyundan gelen ve Türklük soyundan gelenler kadar Türkleşerek kendini TÜRK BİLENDİR. Başka bir kimliğe sahip olduğu halde kendini Türk hisseden veya hissettiğini söyleyen kimseleri Türk kabul etmeye imkan yoktur. Çünkü; böylesi kimseler bilinçaltlarında bir yerde o gayri Türklük kimliğini muhafaza etmektedir. Bu ise daima potansiyel bir kopuşun mevcudiyetini bildirmektedir. O halde biz, tıpkı Yusuf AKÇURA gibi Türklüğü ırk temelli tanımlıyoruz ki, gerçekten bilimsel olan da budur.
|
| 
| Tarih Algısında Seçkincilik Sona Ererken |

| Tarih Algısı
Türk tarihi, içinden çıktıkları Türk / Türkmen halkına yabancılaşmış olan, Türkmenlerden “ Etrak-ı Bi İdrak “ Araplardan ise “ Kavm-i Necib-i Arap “ diye bahseden kimi Osmanlı Sultanlarının ve elitlerinin tarihi değil, Türk ve Moğol halklarını bir devlet altında toplayıp Emevi / Abbasi zulmünün öcünü kanırta kanırta Araplardan alarak Türkün yanan bağrına soğuk sular serpen Cengizlerin, Türk katliamlarının planlandığı Bağdat’ı yakan Hülagu'ların, Sekizinci yüzyılda Azerbaycan’da Arap ordularına ve Arapların satın aldığı Türk soylu Afşın ile onun satılmışlar ordusuna karşı kahramanca direnen Babek'lerin, “Biz Türkün başbuğuyuz !” diye haykıran Timur'ların, Uzun Hasan'ların tarihidir…
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|