Yazar |

Bedri Baykam |
 | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |
 | |
 | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |
 | | |
 | | |
 | | |
|

Edibe
Hanım “Proce”sini Neden Çekti ki!
-Bedri Baykam-
Arkadaşlar, “Şu AKP de sırf
kötü şeyler yapıyor” diyenler, emin olun halt etmişler. Bu kadar
lunaparkta dönen fırıldak dolaplar ya da, korku tünelleri gibi,
inişli-çıkışlı maceralar hazırlayan, bu kadar
yaratıcı senaryolarla, kütüphaneler dolusu “eh daha daha
nasılsın Osman” gibi geyik muhabbetleriyle iddianameler
hazırlattırıp, bir milyon kişiye “dinleme işi” konusunda istihdam
yaratan, onca vekili ve belediye başkanı her gün birkaç inci patlatan
kaç tane partiniz oldu bugüne kadar? 80’lerde bir Özal’la idare
ederdiniz. Şimdi ise, en üstünden en sıfatsızına kadar sağolsunlar, her
AKP’li, Uykusuz, Penguen ve Leman dergilerine her gün malzeme
sağlıyorlar…
Bakın en yeni yıldızımız, en edepli
AKP’li Edibe Sözen. Edibe Hanım yememiş, içmemiş, 1,5 yıl çalışıp bir
“proce” geliştirmiş ve gerçekten “Zihni Sinir”i solda sıfır bırakan bir
yaratıcılıkla etrafa kendi çapına göre çeki düzen vermeye kalkışmıştı.
Sıkı durun, bu yasa tasarısı “polis lojmanları” veya “Çocuk Esirgeme
Kurumu” için değil. Edibe Hanım büyük bir alçakgönüllülükle tüm yurdum
insanı için bir “edepli davranış biçimiyle taze yaşam tarzı”
uydurmuş. “Proce”yi basında okumuşsunuzdur. Harika buluşlarla
dolu: Porno okuyanlar TC kimlik numarası ile fişlenecek, 18 yaş altı
olanlar velisiz otellere giremeyecekler, 16 yaşından küçükler,
yanlarında velileri bile olsa lokantalara gece alınmayacaklar, basın
şiddet ve cinsellik içerikli yayın yapamayacak, yasalara uymayanlara
altı aylık cirosu kadar para cezası verilecek, vs… Tam
heyecanlanmıştık ki Edibe Hanım’ın proceyi geri çektiğini
öğrenip üzüldük! Merak ediyorum, Edibe Hanım’ı “ıslah etmek” için
kim düğmeye bastı da vekil aniden kendi kabusundan uyanıverdi?
Neden çekindiler ki? Böyle bir “toplu
ıslah” hareketine şapka çıkartılmaz da ne yapılırdı? Helal olsun bu
fışkıran zekaya! Adaletsiz Korku Patikasında İran yaşam
tarzımıza hızla ulaşmak üzere, halkımızın zaafı olan “edep”
konusunda bundan daha fıstık bir uygulama düşünülebilir miydi? Ha
pardon! En önemlisini unuttum. “Her dinden öğrenci için” (!) devlet,
okullarda ibadethane de açacaktı!
Bu kadar müthiş fikirler bir tek
Atatürk kızında nasıl filizlenebilmiş, anlayana aşk olsun. Buna rağmen,
Edibe Hanım’ın “laiklik karşıtı odak” olduğu en yüce
mahkeme tarafından saptanmış partisi, zaten bu kadarcıkla
yetinmemeliydi. Bu haksızlık olurdu! Bakın kürtaja uğrayan proce bize
neler düşündürdü: Bir kere öyle kuru kuru fişlemek, porno yayınlar için
yetmez. Bunların kullanımı da özel izne tabii olmalı. Örneğin muhtarlar,
kendi kendilerini tatmin etmek isteyen gençlere belirli saatlerde, günde
iki defalık izin vermeli. Ayrıca liselerde öğrencilerin kimlerle
sevişmeyi hayal ettikleri yakın takibe alınmalı, son yıllarda gelişen
yöntemlerle sınıflara, yatakhanelere gizli mikrofonlar konulmalı,
öğretmenleri veya başka “VİP”lerle ilgili edepsiz rüyalar görenler hemen
zapt-u-rapta alınmalı, cennete giriş kartı verilmemekle tehdit edilmeli,
bunu tekrarlayanlar “Edibe Sözen Islah Evi”nde uyuşturucu iğneler
eşliğinde dinlenmeye çekilmeli. Aynen Arabistan’daki gibi, kentlerde 70
yaşından genç insanların “birbirleriyle tanışmak için”
bahane olarak kullandıkları köpek gezdirmeler yasaklanmalı, genç kızlar
ve erkekler ayrı kaldırımlarda dolaşmalı. Okul giriş çıkışlarında özel
bir x-ray tarama yapılmalı, ereksiyon halindekiler derhal emniyet
müdürlüğünde falakaya yatırılmalı.
Sakın abarttığımı sanmayın. Mütevazı
katkılarda bulunuyoruz hükümetin kursağında kalan ıslah hayallerine!
Herhalde “Devlet İstatistik Enstitüsü o porno dergilerin
kaç kişi tarafından kaçar kere kullanıldığını merak ediyordu” veya
“ o fişlemeyle alıcılara yılbaşında hediye erotik fıkralar kitabı
yollamak istiyorlardı” diyeceksiniz. Hayır siz ne zannettiniz? Biz
de onlar gibi kalkıp “Cumaya-Hacca gidenler fişlensin”
diyecek halimiz yok ya? Bu sayma hastalığı onlara has… Ya da şimdi yasa
çıkartıp “Sabah 07, gece 21 arası haşemayla denize girmek
yasaktır” mı diyelim? Veya “Camiden taşıp sokakta namaz
kılanlar bir yıllık ciroları kadar ceza ödesinler” diye fetva
verecek değiliz ya!
İşte ben bu işleri anlamadım! Hani
Tayyip Erdoğan ve arkadaşları türbanı demokrasi için isteyen
özgürlükçülerdi? Az mı dinledik bu tuluatları! Başta yeni gururumuz
“Ortak Akıl Hareketi” ve sözcüleri Oral Çalışlar, Ali
Bayramoğlu ve Etyen Mahçupyan gibiler az mı damardan verdiler? Yok
“paradigmanın iflası”, yok “modern mahrem”,
yok “ceberrut devlet”… Onların şimdi bize, geri çekilmiş
olsa da, bu proceyi açıklamaları lazım: Hele Nazlı Hanım sivri zekasıyla
kesin bir izahat uydururdu! Ama belli ki Edibe depremi AKP’yi hayli
sarsmış ve basından okuduğumuza göre Tayyip Bey kendisini bayağ
“haşlamış”. Düşünebiliyor musunuz, henüz gerekçeli kararın yazılmamış
olduğu şu günlerde, insan AKP’nin yeni “odaksal” faaliyetlerini ve
emellerini bu kadar açıkça ortalara serer mi hiç?
Allah iyiliğinizi versin! Acaba
Mahçupyan şu günlerde mahçup mu? Hiç sanmam…
Bedri Baykam
12
Ağustos 2008
|
Anayasa
Mahkemesi Üyelerine Açık
Mektup
-Bedri Baykam-
İşte bu nedenlerle, açıklayacağınız
gerekçeli karar,
öncekilerden çok farklıdır.
Mahkemeniz, AKP’yi kapatmayarak,
demokratik uzlaşma
adına
olduğu kadar,
Cumhuriyetin sağlıklı devamı
konusunda da
büyük bir sorumluluk almıştır.
Bu tarihi metin, sürmesini seçtiğiniz bu iktidarın,
rejimin değişmez kuralları ile nasıl
barışabileceğini
ortaya
koymalıdır. Nasıl bu
“hazine yardımlarından
kesinti yapma” ve “ihtar
çekme” uygulamaları
bir ilkse, ortaya
çıkacak
gerekçeli karar
da bir ilk olmalı,
bundan sonraki sürece net olarak ışık tutmalıdır.
Aksi bir uygulamanın,
Anayasa’yı
ve laik rejimi tamamen
korumasız hale
getireceğini bizden çok daha
iyi bildiğinizin tabii ki bilincindeyim.
|
“Oral
Çalışlar”ı Anlamak Na-mümkün!”
-Bedri Baykam-
Tabii ki çevreniz her açıdan
tarafsızlığını, mantığını yitirerek, medya üstünden Cumhuriyet’e
saldıran, Ergenekon’un hergün canavarvari bir resmini çizmek için
çabalayan, tüm soğukkanlılığını kaybederek savaş tamtamları çalan köşe
yazarcıkları tarafından kuşatılmış durumda. Yeni Şafak ta Yağmur Atsız
yolladığım düzeltiyi koyacağına, yine sözlerimi alıntıyla çarpıtarak
kimliğini kanıtlıyor. T. Korkmaz, PKK’yı Ergenekon’a bağlamaya
çalışıyor; satır aralarında bile inandırıcı bir kırıntı bulamadım bu
masala dair. Ama öte yandan Neşe Düzel her zamanki “çalışkanlığıyla”
Diyarbakır barosu başkanı Sezgin Tanrıkulu ile sohbetinden manşetini
üretiyor: “Kürtler Ergenekon’a Tarafsız Kalamaz”.
|
Bir
Atatürkçüyü Yok Edebilirsiniz, Ama
Asla Korkutamazsınız!
-Bedri Baykam-
Tarihe, “ibret alınacak karanlık
günler” olarak geçecek bir bataklık içindeyiz. En doğru özeti Baykal
yaptı:“Siz Türk halkını toptan enayi mi sanıyorsunuz? Bunlar Aziz
Nesinlik hikayeler” . Haddini aşan “Ergenekon” davasında
herhalde 2004 ile ilgili fazla bir şey bulamadılar ki, kargaları bile
güldürecek iddiaları, besleme basın, manşet yapmaya başladı:
“Aynı anda 30 ilde izinsiz gösterilerde kanlı eylemler
başlatacaklarmış” (!) Bre gafiller, ADD
veya USTKB ne zaman izinsiz yürüyüş yaptı da, balonun en
civcivli anında sizi mutlu edecek kanıtları yaratmak için bunu yapacak?
Aranızda bu masala inananları, Bakırköy paklar.
|
|
|
|
 Bedri Baykam
Bedri Baykam 1957 yılında Ankara'da CHP milletvekili Dr. Suphi Baykam ve Yüksek Mimar Mühendis Mutahhar Baykam'ın ikinci çocuğu olarak doğdu. İki yaşında resim yapmaya başladı. Altı yaşında Ankara, Bern ve Cenevre'de ilk eserlerini sergiledi. Harika çocuk olarak tanımlandığı 1960'lı yıllarda Avrupa ve Amerika'nın birçok sanat merkezinde sürekli olarak sergiler açtı, büyük ilgi gördü. İstanbul Fransız Lisesi'ne devam eden Bedri Baykam 1975 yılında Paris'e taşındı. Sorbonne Üniversitesi'nde işletme ve ekonomi tahsili yapan Baykam, bu fakülteden master aldı. Paris'te aynı süreç içinde L'Actorat isimli özel okulda aktörlük tahsili de yaptı. Baykam 1970'li yıllar boyunca aynı zamanda Türkiye Şampiyonaları'nda önemli dereceler alan ünli bir tenisçi oldu.
1980 yılında Amerika'ya taşınan sanatçı, 1984'e kadar California College of Arts and Crafts'de resim ve sinema eğitimi gördü. 1987 yılına kadar Amerika'da kalan Baykam, bu süre içinde de San Francisco, New York, İstanbul ve Paris'te birçok sergiler açmaya devam etti. 1987'de atölyesini İstanbul'a taşıyan Baykam, bugüne kadar 89 kişisel sergi açtı, birçok grup sergisine katıldı, birçok kısa metrajli film ve video filmleri çekti, kısa ve uzun metrajlı filmlerde aktörlük yaptı. Baykam'ın yayınlanmış 20 kitabı bulunuyor.
Çagdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düsünce Dernegi'nin aktif üyelerinden olan sanatçı, aynı zamanda UNESCO'ya bağlı Uluslararası Plastik Sanatlar Dernegi'nin de kurucularından ve halen bu örgütün Türkiye ulusal komitesi başkanı. Sosyal demokrat üç partinin birleşmesini sağlamak amacıyla kurulan Taban Operasyonu hareketini, çesitli demokratik kitle örgütleri başkanları ile beraber örgütleyen ve yönlendiren Baykam, 1995 yılı CHP kurultayında, CHP Parti Meclisi Üyeliğine seçildi ve bu göreve üç sene boyunca devam etti. Daha önce Güneş, Tempo, Siyah-Beyaz, Cumhuriyet, Aydınlık ve Aksam'da köşesi olan, üç yıl boyunca "Dönemin Rengi" isimli bir kültür tartışma programını Prima TV'de hazırlayan ve sunan, 2 yıl boyunca Artist-Skala sanat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapan Baykam, ayrıca Cumhuriyet Gazetesinde siyasi ve diğer sanat dergileri için de sanatsal makaleler yazıyor. FBTV'de "2 F 1 B" isimli bir futbol tartışması sunuyor.
Yeni Dışavurumculuk akımının öncülerinden olan ve ayrıca yaptığı multi-medya enstalasyonları (Livart) ve kolajli siyasi sanat eserleriyle de tanınan Baykam, sürekli kabuk değiştirmeyi seven bir sanatçı. 80'lerin başından bu yana birçok 16mm kısa film yönetti ve çesitli uzun metrajli filmlerde oyuncu olarak rol aldı.
1999 Aralık ayında, 40 yıllık sanat serüvenini ele alan retrospektif sergisi İstanbul'da, AKM'de açıldı. Amerikalı yönetmen Stefan R. Svetiev'in "This Has Been Done Before" isimli filmi, sanatçının tüm kariyerini ve siyasi yaşamını ele alan bir belgesel olarak aynı süreçte tamamlandı. Boyut Yayın Grubu aynı vesileyle Baykam'ın tüm dönemlerini biraraya getiren 480 sayfalık, "I'm Nothing But I'm Everything" isimli geniş monografiyi yayınladı. 2003 yılında CHP kurultayında Parti'nin Genel Başkan adaylarından olan ve "Yurtsever Hareket"in kurucusu ve yönlendiricilerinden olan Bedri Baykam, yıllardır ülkemizde siyaset sahnesinin ortasında yer alan aydınlardan biri.
Baykam ayrıca merkezi İstanbul'da bulunan Piramid Film Prodüksiyon Yapımcılık ve Yayıncılık şirketi ile Piramid Sanat'ın kurucusu. 1997 Mayıs ayında gazeteci Sibel (Yağcı) Baykam ile evlendi. Ocak 1999'da çiftin Suphi adını verdikleri oğulları oldu.
|
|
|
 | Umumi Siyaset |
|
 | Dünya |
|
 | Kavram |

|
...
|
|
 |
 | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
 | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|