Yazar |

Bedri Baykam |
 | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |
 | |
 | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |
 | | |
 | | |
 | | |
|

Anayasa
Mahkemesi Üyelerine Açık
Mektup
-Bedri Baykam-
Anayasa
Mahkememizin Değerli Üyeleri,
Ülkemizin çok kritik bir siyasi
tünelden geçtiği bu yıllarda,
tarihte hatırlanacak
bir karar
aldınız. Bu yargı
süreci tamamlanmış
olduğu için, size gönül rahatlığıyla
yazıyorum.
Sn. Başkanınızın
geçen çarşamba
günü yaptığı
açıklamaların
halkımız tarafından
henüz “tatmin edici bir
yorum” olarak algılandığını pek söyleyemem. Aldığınız karar,
6 üyenin AKP ‘nin kapatılması,
4 üyenin “mali yardım
kesintisine uğraması”
yönünde açıklandığına
göre, 11 üyenin 10’u, Cumhuriyet Başsavcısının
tezlerinin haklılığına kanaat
getirerek AKP’nin anti-laik
odak konumunu kabul etmiş
oldu. AKP’nin, bir “tek parti iktidarı” olduğunu hatırlarsak,
Mahkemenizin tespitinin vahameti,
kendiliğinden ortaya
çıkıyor. Öte yandan
Sn. Başkanınızın
söylediği gibi bunun bir “ihtar”a
dönüşebilmesi, anladığım
kadarıyla
ancak
“gerekçeli karar”
açıklamanızda
somutlaşabilecek.
Çünkü “hazine yardımının
yarısının kesilmesi” cezası,
uzaktan
yakından
AKP’nin anti-laik
icraatlarının
hızını kesici bir önlem olarak
kabul edilemez. Zaten
Sn. Başbakan,
karardan
sonra yaptığı
açıklamalarda
hiçbir şekilde Cumhuriyet veya
laiklik karşıtı
bir odak olmadıklarını
söyledi ve suçlamaları hiç
üzerine almadı.
Dolayısıyla,
Yüce Mahkemenizin
aldığı kararın,
içeriğine ve Siyasi Partiler kanununa uyum göstermesi
açısından,
açıklayacağınız
gerekçeli karar,
büyük önem kazanmaktadır:
Bu metnin, çok net bir şekilde kararın nasıl
bir “ihtar”a
dönüştüğü, icraatların
bundan sonra
Anayasa’nın
temel maddelerine uyumlu olması
konusunda nasıl
özenli ve gerektiğinde “caydırıcı”
bir yargı takibi yapılacağını
topluma
açıklaması lazımdır.
Çünkü Anayasa
Mahkemesi duyarlılıklarını
özenle koruyacağını
bildirmezse, AKP kendisine tam
bir “yeşil ışık” yakıldığı
hayaline kapılabilir
ve ülkemiz bu ağır vakadan önemli toplumsal
uzlaşma
umuduyla çıkacağına,
yine kaoslara
itilir. AKP’nin, malum ağır laiklik ve demokrasi ihlalleri konusunda
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da, iktidarın bundan sonraki
icraatlarında Anayasa Mahkemesi kararının ışığında davanın takipçisi
olmaya devam edeceğini açıklayarak, ülkenin iç barışına sahip çıktığını
kanıtlamalıdır. Bu şekilde, bu iki kurum tarafından, AKP iktidarına
bugünden itibaren bir beyaz sayfa açılır ve yalnız bundan sonrasına
bakılır.
Sonuçta rejim, toplumsal uzlaşma adına,
AKP’ye bir şans vermiş ve “bunu iyi kullan, artık oyunun
kurallarını kabul ettiğini kanıtla” demiştir. Bu yakın takip
yapılmazsa, neler olur? Dediğimiz gibi, AKP iktidarı kendi geçmişinin
“onaylandığı”
yanılgısıyla,
daha
da sertleşir, daha
da
anti-laik/anti-demokratik
yollara
sapar.
Üstelik bundan sonra varolan veya yeni kurulacak her partinin de,
“hazine yardımından vazgeçerek, laiklik karşıtı faaliyet
yapabileceği” gibi, kabul edilemez bir tablo ortaya çıkar. Herhalde
ülkemizin bu şekilde tehlikeli mecralara
çekilmesi, en başta
sizleri rahatsız
eder.
Değerli Üyeler; medyada sık sık “mühim olan
AKP’nin sandıkta
mağlup edilmesi” gibi
sözler dolaşmaktadır. Takdir
edersiniz ki bu konu, tarafsız olan mahkemenizin
gündemine tabii ki giremez. Ama
her partinin, oyunun kurallarına
ve anayasaya
uyması, kendini yasalardan
üstün görmemesi ve hepsinden önemlisi T.C devletini değil,
o devletin geçici bir hükümetini temsil ettiğini unutmaması
lazımdır.
İşte bu nedenlerle, açıklayacağınız gerekçeli karar,
öncekilerden çok farklıdır. Mahkemeniz,
AKP’yi kapatmayarak,
demokratik uzlaşma
adına
olduğu kadar,
Cumhuriyetin sağlıklı devamı
konusunda da
büyük bir sorumluluk almıştır.
Bu tarihi metin, sürmesini seçtiğiniz bu iktidarın,
rejimin değişmez kuralları ile nasıl
barışabileceğini
ortaya
koymalıdır. Nasıl bu
“hazine yardımlarından
kesinti yapma” ve “ihtar
çekme” uygulamaları
bir ilkse, ortaya
çıkacak
gerekçeli karar
da bir ilk olmalı,
bundan sonraki sürece net olarak ışık tutmalıdır.
Aksi bir uygulamanın,
Anayasa’yı
ve laik rejimi tamamen
korumasız hale
getireceğini bizden çok daha
iyi bildiğinizin tabii ki bilincindeyim.
Saygılarımla...
Bedri Baykam
5
Ağustos 2008
|
“Oral
Çalışlar”ı Anlamak Na-mümkün!”
-Bedri Baykam-
Tabii ki çevreniz her açıdan
tarafsızlığını, mantığını yitirerek, medya üstünden Cumhuriyet’e
saldıran, Ergenekon’un hergün canavarvari bir resmini çizmek için
çabalayan, tüm soğukkanlılığını kaybederek savaş tamtamları çalan köşe
yazarcıkları tarafından kuşatılmış durumda. Yeni Şafak ta Yağmur Atsız
yolladığım düzeltiyi koyacağına, yine sözlerimi alıntıyla çarpıtarak
kimliğini kanıtlıyor. T. Korkmaz, PKK’yı Ergenekon’a bağlamaya
çalışıyor; satır aralarında bile inandırıcı bir kırıntı bulamadım bu
masala dair. Ama öte yandan Neşe Düzel her zamanki “çalışkanlığıyla”
Diyarbakır barosu başkanı Sezgin Tanrıkulu ile sohbetinden manşetini
üretiyor: “Kürtler Ergenekon’a Tarafsız Kalamaz”.
|
Bir
Atatürkçüyü Yok Edebilirsiniz, Ama
Asla Korkutamazsınız!
-Bedri Baykam-
Tarihe, “ibret alınacak karanlık
günler” olarak geçecek bir bataklık içindeyiz. En doğru özeti Baykal
yaptı:“Siz Türk halkını toptan enayi mi sanıyorsunuz? Bunlar Aziz
Nesinlik hikayeler” . Haddini aşan “Ergenekon” davasında
herhalde 2004 ile ilgili fazla bir şey bulamadılar ki, kargaları bile
güldürecek iddiaları, besleme basın, manşet yapmaya başladı:
“Aynı anda 30 ilde izinsiz gösterilerde kanlı eylemler
başlatacaklarmış” (!) Bre gafiller, ADD
veya USTKB ne zaman izinsiz yürüyüş yaptı da, balonun en
civcivli anında sizi mutlu edecek kanıtları yaratmak için bunu yapacak?
Aranızda bu masala inananları, Bakırköy paklar.
|
“Çağdaş
Futbol Kültürü” Genç Kızlarımızı da İçine Alsın
-Bedri Baykam-
Futbol kültürü, yine yüz
milyonlarca kadına “Tanrım bu ne zevkli spormuş meğer”
dedirterek hayatımıza girdi çıktı. Ben geçen hafta söylediklerimde
haklı olduğumu kanıtladım. Hala milli takımımızı 30 yıl önceki
seviyesinde sananlar, bayağı şaşırdılar. “Almanlar bize beş
çeker” diyenler, acaba rakibimizin son saniyeye kadar korkuyla
titrediği ve maçın sonunda Brezilya’yı yenmiş kadar sevindiği
sahneleri görünce acaba ne hissettiler?
|
|
|
|
 Bedri Baykam
Bedri Baykam 1957 yılında Ankara'da CHP milletvekili Dr. Suphi Baykam ve Yüksek Mimar Mühendis Mutahhar Baykam'ın ikinci çocuğu olarak doğdu. İki yaşında resim yapmaya başladı. Altı yaşında Ankara, Bern ve Cenevre'de ilk eserlerini sergiledi. Harika çocuk olarak tanımlandığı 1960'lı yıllarda Avrupa ve Amerika'nın birçok sanat merkezinde sürekli olarak sergiler açtı, büyük ilgi gördü. İstanbul Fransız Lisesi'ne devam eden Bedri Baykam 1975 yılında Paris'e taşındı. Sorbonne Üniversitesi'nde işletme ve ekonomi tahsili yapan Baykam, bu fakülteden master aldı. Paris'te aynı süreç içinde L'Actorat isimli özel okulda aktörlük tahsili de yaptı. Baykam 1970'li yıllar boyunca aynı zamanda Türkiye Şampiyonaları'nda önemli dereceler alan ünli bir tenisçi oldu.
1980 yılında Amerika'ya taşınan sanatçı, 1984'e kadar California College of Arts and Crafts'de resim ve sinema eğitimi gördü. 1987 yılına kadar Amerika'da kalan Baykam, bu süre içinde de San Francisco, New York, İstanbul ve Paris'te birçok sergiler açmaya devam etti. 1987'de atölyesini İstanbul'a taşıyan Baykam, bugüne kadar 89 kişisel sergi açtı, birçok grup sergisine katıldı, birçok kısa metrajli film ve video filmleri çekti, kısa ve uzun metrajlı filmlerde aktörlük yaptı. Baykam'ın yayınlanmış 20 kitabı bulunuyor.
Çagdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düsünce Dernegi'nin aktif üyelerinden olan sanatçı, aynı zamanda UNESCO'ya bağlı Uluslararası Plastik Sanatlar Dernegi'nin de kurucularından ve halen bu örgütün Türkiye ulusal komitesi başkanı. Sosyal demokrat üç partinin birleşmesini sağlamak amacıyla kurulan Taban Operasyonu hareketini, çesitli demokratik kitle örgütleri başkanları ile beraber örgütleyen ve yönlendiren Baykam, 1995 yılı CHP kurultayında, CHP Parti Meclisi Üyeliğine seçildi ve bu göreve üç sene boyunca devam etti. Daha önce Güneş, Tempo, Siyah-Beyaz, Cumhuriyet, Aydınlık ve Aksam'da köşesi olan, üç yıl boyunca "Dönemin Rengi" isimli bir kültür tartışma programını Prima TV'de hazırlayan ve sunan, 2 yıl boyunca Artist-Skala sanat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapan Baykam, ayrıca Cumhuriyet Gazetesinde siyasi ve diğer sanat dergileri için de sanatsal makaleler yazıyor. FBTV'de "2 F 1 B" isimli bir futbol tartışması sunuyor.
Yeni Dışavurumculuk akımının öncülerinden olan ve ayrıca yaptığı multi-medya enstalasyonları (Livart) ve kolajli siyasi sanat eserleriyle de tanınan Baykam, sürekli kabuk değiştirmeyi seven bir sanatçı. 80'lerin başından bu yana birçok 16mm kısa film yönetti ve çesitli uzun metrajli filmlerde oyuncu olarak rol aldı.
1999 Aralık ayında, 40 yıllık sanat serüvenini ele alan retrospektif sergisi İstanbul'da, AKM'de açıldı. Amerikalı yönetmen Stefan R. Svetiev'in "This Has Been Done Before" isimli filmi, sanatçının tüm kariyerini ve siyasi yaşamını ele alan bir belgesel olarak aynı süreçte tamamlandı. Boyut Yayın Grubu aynı vesileyle Baykam'ın tüm dönemlerini biraraya getiren 480 sayfalık, "I'm Nothing But I'm Everything" isimli geniş monografiyi yayınladı. 2003 yılında CHP kurultayında Parti'nin Genel Başkan adaylarından olan ve "Yurtsever Hareket"in kurucusu ve yönlendiricilerinden olan Bedri Baykam, yıllardır ülkemizde siyaset sahnesinin ortasında yer alan aydınlardan biri.
Baykam ayrıca merkezi İstanbul'da bulunan Piramid Film Prodüksiyon Yapımcılık ve Yayıncılık şirketi ile Piramid Sanat'ın kurucusu. 1997 Mayıs ayında gazeteci Sibel (Yağcı) Baykam ile evlendi. Ocak 1999'da çiftin Suphi adını verdikleri oğulları oldu.
|
|
|
 | Umumi Siyaset |
|
 | Dünya |
|
 | Kavram |

|
...
|
|
 |
 | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
 | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|