Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

19 Temmuz 2007

Ali Şir Nevai

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset-Türkiye

 

 


İhanetin Başı Ankara'da


-Arif Ekim-


Seçimler ve şimdi de ne anlama geldiği belirsiz, hukuk garabeti bir referandum… Türkiye’nin gündemi ne, kamuoyu nelerle meşgul ediliyor? Son beş ayın anlı şanlı medyasını tarayın, siyasilerimizin, hele de iktidar sahiplerinin açıklama ve kamuoyu oluşturma becerilerine bir bakın, ülke gündemi ile sanal gündemlerin arasındaki farkı göreceksiniz.

 

Ülkemizin iki önemli, birbiriyle de iç içe girmiş, gündem maddesi vardır:

 

  1. Türkiye’yi bölmeye, parçalamaya yönelik dış tehdit; terör bu dış tehdidin sadece bir taşeronudur.

  2. Ekonomik tehdit; sanal ortamda iyi gözüken ekonomimizin giderek dibe doğru indiği gerçeği ve bu gerçeğin arkasındaki dış mihrak.

 

Pekiyi, sanal gündemimizde neler var: Ucuzundan magazin haberleri, magazinleştirilmiş siyasi haberler, Çankaya’yı işgal eden zatın hanımının başındaki türban vs.

 

Türkiye’nin gerçek gündemi ise, olanca şiddetiyle ülkeyi sarsmaya başladı. Baykal haklıdır: Ülkemiz üstü örtülü, adı konmamış bir savaşla kar karşıyadır. Olay, terör olarak adlandırılmayı çoktan geçmiş ve esas yüzünü ortaya dökmüştür.

 

Çok yazdık, fazlaca konuştuk: ABD, Büyük Ortadoğu Projesi ile birlikte, sadece coğrafyamızda yer alan ülkeleri değil, Türkiye’yi de parçalamak ve yutmak istemektedir. Bunu da çok açık bir dille ifade ettiler, delilleriyle birlikte defalarca ortaya koydular. Geçen yıl yayınlanan haritadan, NATO toplantılarına, Amerikalı yetkililerin bazı açıklamalarına kadar bir çok yerde ve zamanda, niyetlerini açıkladılar. Onlar niyetlerini açık seçik ortaya koyarken, sözde iktidarımızın yetkililerinden ise gık dahi çıkmadı.

 

Son günlerin ajans haberleri önümde. Barzani ve Talabani’nin Türkiye’yi aşağılayan açıklamaları, Amerikalıların bizi uyutmaya devam eden lafları, tezkere muhabbeti, iktidarın inanılmaz ve birbirini tutmaz laflamaları… Hepsine topluca bir daha göz atıyorum: İğrenç bir komedi sahneleniyor ve hedef Türkiye.

 

Cumhurbaşkanlığı makamı işte bu nedenle önemliydi. Orada iktidarın kafa yapısına sahip bir kişinin oturmaması bunun için çok elzemdi. O makamın da aynı zihniyetin işgaline uğramasının yolunu açanlar, bilsinler ki, bugün yaşadıklarımızın da suç ortağıdırlar. Devlet, işgal edilmiştir ve bu işgalin ne kadar işlerine yaradığını gören dış güçler, hadi lafı dolandırmayalım, ABD, maşaları ile darbe üstüne darbe indirmeye başlamıştır.

 

Umutsuz muyuz? Hayır. Bu milleti tanıyanlar bilir ki, canı yanmaya başladı mı, korkacaksın. Hakkari’deki bardağı taşıran hain saldırı, milletin yüreğini dağlamıştır. Korkun ey Bush ve puşt takımı!

 

Ortalıklarda görünmeyen, göründüğünde de kem-küm eden Sayın Dışişleri Bakanı Irak’a gitmiş ve “Türkiye’ye kedi bile vermeyiz” diyen aşağılık Talabani ile görüşmüş. Hiç kimsenin Türkiye’yi zavallı göstermeye hakkı var mı? Aşağılanmayı içine sindirebilen bir kişi, bizleri temsil edebilir mi?

 

Sayın Başbakan da, Amerika’ya gidip Bush denen ve güçlü savaş kartellerinin kuklası olmaktan başka bir şey olmayan adamla görüşecekmiş! Rice, hükümetten iki hafta izin istemişmiş!

 

İktidarın cebinde tezkere duruyor. Neden cebinde? Çünkü, iki sene gecikme ile çıkartılan tezkerede bakın ne deniyor: “Türkiye’ye yönelik terörist saldırılar ve tehdide karşı, terörizmle mücadelenin bir parçası olarak uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri almak üzere, hudut şümul, miktar ve zamanı Hükümetçe belirlenecek şekilde, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Irak’ın kuzeyinden ülkemize yönelik terör tehdidinin ve saldırıların bertaraf edilmesi amacıyla…” İktidar, işin felakete gittiği göründüğü halde, neden doğrudan TSK’ne yetki vermedi acaba da, kendi üstüne aldı?

 

Bu iktidarın başı olan zat, son saldırıdan daha bir gün önce, PKK’ya “Silahı bırak, Meclis’e gel” çağrısı yapmadı mı?

 

Olaylar artık iğrenç bir komediye dönüşmüştür. Hedefi biz olmasak bu iğrençliğin, seyretmeye bile değmez der geçerdik. Ama, hedefi Türkiye…

 

Pamukoğlu Paşa anılarında yazmıştı: Doğu’da bir köylü vatandaş, Paşa’ya, “terörün başı Ankara’da” demişti.

 

Gelin, gerçeği dağ başında bütün çıplaklığı ile gören bu vatandaşımızın sözünü günümüze uyarlayalım: İhanetin başı Ankara’da!..

  

Arif Ekim

23 Ekim 2007



Sandık Başına -Arif Ekim-


22 Temmuz, yani seçim sandığı, halkın önüne geldi. Seçim kampanyalarının sürdürüldüğü son haftaların olaylarını değerlendirdiğinizde bile, inanılması zor bir sürecin içinde yuvarlandığımızı dehşetle gözlemliyoruz. Bu inanılması zor olayların başında da, Irak’ta ABD ve destekçilerince yaratılan bataklıkta boy veren ülkemizi hedefleyen terör ve bölünme tehdidi gelmektedir. Bu tehdidin baş sorumlusu, ABD ve onun Irak içindeki destekçileri olan Barzani ve Talabani adlı aşiret lideri soytarılarıdır.



Vatan Görevi -Arif Ekim-


Türkiye 1919 yılı şartlarını yaşamaktadır, tek eksiği açık askeri işgal altında olmamamızdır diye defalarca dile getirdik. Ekonomimiz şiddetle yabancılaştırılmakta, sömürge alışkanlığı içinde boğulmaktadır. Halk kitleleri hızla yoksullaşırken, kendi çıkarlarını yabancı ülkelerin çıkarları ile bütünleştirmiş “mutlu azınlık” vur patlasın çal oynasın dolarlarına dolar katmakta, tıpkı bir kısım sözde tüccarımızın 1919 yılında İngiliz muhibbi olması gibi, Amerikan veya AB muhibbi bir tutum izlemektedirler. 2004 yılında açık olarak ülkemize yeni bir Sevr dayatması getirilmiş ve mevcut iktidar bunu büyük başarı diyerek, yapılan tüm uyarıları dinlemeden, havai fişek gösterileri ile kutlamıştır.



Gündönümü: 14 Nisan, Tandoğan -Arif Ekim-


Tam beş yıldır, tekelci büyük medyanın sindirmeye çalıştığı, iktidarın devlet olanaklarını kullanarak yok saydığı, Soroslardan beslenen, AB fonlarından çöplenen, kıblesi Washington olan sözde “sivil” bazı işbirlikçi odakların propagandası altında şaşkına çevrilmeye çalışılan Türk ulusu, her yaştan, her cinsten, her meslek ve farklı gelir düzeyine sahip insanıyla üstünde ölü toprağı olmadığını ortaya koydu.


 

Arif Ekim


Yazar. Halen Hür Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir.


 Umumi Siyaset



 


 


 Türkçülük



 


 


 Kitap


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


 


 


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar