Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

15 Ocak 2008

Hasan Hüseyin Korkmazgil

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset-Türkiye

 


Dinleme Bandı


-Bedri Baykam-


-Abi nasılsın? Tebrikler, her şey mükemmel gidiyor.

 

-Sağol Ragıpcığım, sağol, nasıl herkes mahallede valide, çocuklar, senin işler…

 

-Abi sağol, her şey iyi bizim takım hariç.

 

-Yahu haklısın, halbuki o kadar sevinmiştik geçen sene!

 

-Neyse abi, sen onu bunu boşver, esas bizim “büyük maç” iyi gidiyor, mühim olan da o!

 

-Haklısın Ragıp, daha fethetmemizi istediğin sıfat ne kaldı geride? Bak bütün kaleleri teker teker düşürdük, on beş yıl önce rüyanda görsen inanmazdın değil mi? Bak ne acınacak hallere düştüler!

 

-Heh he! Valla abi, aynen öyle, feleklerini şaşırdılar! Daha geçen yıl, Temmuz’a kadar aldığın kararların yarısı direkten dönüyordu, şimdi ise, alimallah maçta hem futbolcu, hem hakemiz!.

 

-Ne diyorsun sen, maçı öyle bir bağladık ki, spor yazarları bile bizden! Onlar başka maç seyrediyorlar, biz başka şey yazdırıyoruz, kuduruyorlar Ragıp, kuduruyorlar!

 

-Hay ağzını öpeyim abi! Hele o Emin manevran öyle muhteşem oldu ki… Cart cart ötüyordu, bak şimdi haline, sustu çekildi köşesine! Hey yavrum hey…

 

-Var mı öyle! Meydanı boş bulacaksın, istediğin gibi atıp tutacaksın, öte yandan patronun istediği gibi at koşturmaya devam edecek! Yok öyle yağma!

 

-Ya abi, hala gözlerime inanamadığım için içimde bir kurt var. Ya son anda bi aksilik çıkarsa?

 

-Ragıpcığım, aşk olsun, ben seni daha akıllı bilirdim. Lütfen iki dakika ciddi düşün.

 

-Nasıl abi, bi rahatlat beni ya!

 

-Bak Ragıp, hani 28 Şubatçılar filan vardı ya? Ne durumdalar? Bak ‘ceeee-postacı’ durumuna düştüler, gece siteye sayfa koyup avunuyorlar, onları yok say, kendi kendilerini bloke ettiler.

 

-Peki altıokçular? Onlar son anda bir şahlanma yapamazlar mı?

 

-Yahu vallahi aklından şüphe ediyorum! Adamlar birbirleriyle uğraşırken, Çankaya’yı Bahçeli’nin frikik golüyle götürdük, Anayasayı hem yeniden yazıyoruz hem de zaten içten kuşattık.

 

-İyi ama ya yeni bir isim çıkarırlarsa?

 

-Raaaagıp! Yine az uyumuşsun! Aklını mı yitirdin? Orada kapı gibi Baykal’ımız var. Yüzde yirmi ile başarı türküleri söylettiriyor. Sen tarihte bizimkinden daha rahat bir iktidar gördün mü? Üstelik şimdi artık çalgıcı, boyacı filan da ortalarda yok, adamın göstermelik rakipleri bile eski çanta taşıyıcıları. Bu sevgili “büyük rakibimiz”, Allah sağlık iyiliğini versin, orada durduğu müddetçe bize “karada, denizde, havada” hiçbir kötülük gelmez!

 

-Peki ağabeycim, hani bizi o baharda korkutan nümayişçilere ne oldu?

 

-Ragıp ne demiş eski atamız “yollar yürünmekle aşınmaz”. Bırak yürüsünler kardeşim. Zaten sol partilerden farklılar mı sanıyorsun? Birbirlerine “obstrüksiyon” çekmekle meşguller.

 

-Ama abi,  Atatürk var ya! Sen istediğin kadar kitaplardan sildir, istediğin kadar devrimlerini “demokrasi” diye diye yok et, benim korkum, ruhu son anda bir tepki verecek.

 

-Bak Ragıp, istersen sana hacıbabalar gibi rahatlatma nutukları çekeyim. Şu korktuğun o Pazar yürüyüşçüleri var ya? Siyasetle filan bir ilgileri yok. Ellerinde bayraklar, pankartlar, Atatürk resimleri, almış başlarını yürüyorlar!

 

-İyi de abi, baharda öyle bir coşmuşlardı ki!

 

-Baharda coşmayan mı var? Bırak isterse yine coşsunlar! Daha iyi, sistemin gazını almış oluyorlar. Üstelik onların hepsi ayrı bir ukala! Her birine Atatürk’ü sorsan, farklı anlatırlar, bunu iki kere kanıtlasan, hemen birbirlerine girmeye hazırdırlar! Atatürk onlar için aralarında bile olsa olsa kavga konusu! Yok öyle demişti, yok hayır böyle demişti, yok bugün yaşasa şunu yapardı, yok bunu yapardı, vay sen öyle diyorsan satılmışsın, vesaire!

 

-Abi vallahi ağzını öpeyim! Keşke şunları herkese söyleyebilsen!

 

-Böylesi daha iyi inan Ragıp. Bize fazla gerek yok, bırakalım birbirlerini batırmaya devam etsinler. Biz de keh keh gülüp, uzaktan keyiflenelim, çok sıkışırsak, nabızlarını yükseltmek için arada bir yüksek voltajlı provokasyon çekeriz. bak bu sefer bize gerek kalmadı, maşallah o Fazıl bizim adımıza hamle yapmış oldu farkında olmadan.

 

-Tamam ağabeycim, benim şöyle bir toparla rahat edeyim!

 

-Çok şey istedin! Bak AB masalları sayesinde 28 Şubatçılar zaten felç, sanal rüyalardalar, onu da sembolizm adına hoşgör! Altı ok, bildiğin gibi ne köy, ne kasaba, tek yararı bize, Atatürk desen, bak biz onun resmi önünde de rahatça nutuk atıyoruz. Onlar ise onun sayesinde birbirlerine düşman kesiliyorlar, onun için inan bana, az kaldı Ragıp, inşallah çooook az kaldı… Öptüm kardeşim.

 

Bedri Baykam

15 Ocak 2008



Bugün Anayasayı Tartışma Zamanı! -Bedri Baykam-


Diyarbakır’da patlatılan o aak bombanın katlettiği vatandaşlarımızdan Cengiz Kaya’nın kızı Merve’nin babasının mezarı başındaki haykırışlarını unutmama imkan yok. “Benim biricik babacığım senin yerine ben ölseydim” diye hıçkırarak ağlayan ve toprağa kapanan bir kız… Bu acı hepimizin, evet biliyorum, ama o kızın hayatı ne olacak bundan sonra? Ömür boyu bu yara iyileşir mi hiç? Buna benzer cümleleri fazla sıraladığımız zaman bizi “şehit edebiyatı” yapmakla ve “aşırı milliyetçi” olmakla suçlayan alçaklar arasında yaşıyoruz. Sınırlarımızı bekleyip, rahat uyumamız için teröristlerle her gün çarpışan Mehmetçik’i küçümsemeyi “aydın” geçinme gerekçesi sayan ayrı bir vaka bunlar.



YÖK, Say Olayı ve Siyah Bulutlar -Bedri Baykam-


Güvendiğimiz dağlara her gün kar yağmaya devam ediyor. Göz göre göre her geçen saniye daha kötüye gidiyoruz. Üstelik ne CHP, ne medya, ne başkası; bu yuvarlanışa dur diyen de yok ortada…  Yeni YÖK Başkaatandığı gün, inanın onun geçmişini öğrenmeme gerek yoktu. Daha sonra gazetelerden ve TÜMÖD’ün, Alpaslan Işıklı ve Suay Karaman imzalı bildirisinden okuduğum detayların hepsini zaten tahmin ediyordum. Ne “ılımlı” İslam merkezi sayılan Malezya Üniversitesi’nde bu konuda iki yıl staj (!) yapmış olması, ne türban yasağını kaldıracağını hukuka karşı gelme pahasına söylemiş olması beni şaşırttı…



"Efsanenin Yüzyılı" -Bedri Baykam-


Türkiye’de son çeyrek asırda yaşanan her türlü etik yozlaşma ve çöküşten ne yazık ki spor da nasibini fazlasıyla aldı. Tüm dünyanın tartışmasız en büyük kitle sürükleyicisi olan futbol, ülkemizde her türlü terörün odak noktalarından biri haline geldi. Şike/mafya sızmalarının ötesinde, izleyicilerin birbirine karşı “can düşmanı” haline gelecek şekilde bilenmeleri, ortaya iyi bildiğiniz o çirkin sahneleri çıkardı. Yıllardır sahaya her şeyi atan, maç boyu en ağza alınmayacak küfürleri kusan, sokakta birbirine pusu kuran gruplar, ülkede utanç verici eylemlerin baş aktörü oldular.


 

Bedri Baykam


Bedri Baykam 1957 yılında Ankara'da CHP milletvekili Dr. Suphi Baykam ve Yüksek Mimar Mühendis Mutahhar Baykam'ın ikinci çocuğu olarak doğdu. İki yaşında resim yapmaya başladı. Altı yaşında Ankara, Bern ve Cenevre'de ilk eserlerini sergiledi. Harika çocuk olarak tanımlandığı 1960'lı yıllarda Avrupa ve Amerika'nın birçok sanat merkezinde sürekli olarak sergiler açtı, büyük ilgi gördü. İstanbul Fransız Lisesi'ne devam eden Bedri Baykam 1975 yılında Paris'e taşındı. Sorbonne Üniversitesi'nde işletme ve ekonomi tahsili yapan Baykam, bu fakülteden master aldı. Paris'te aynı süreç içinde L'Actorat isimli özel okulda aktörlük tahsili de yaptı. Baykam 1970'li yıllar boyunca aynı zamanda Türkiye Şampiyonaları'nda önemli dereceler alan ünli bir tenisçi oldu.

1980 yılında Amerika'ya taşınan sanatçı, 1984'e kadar California College of Arts and Crafts'de resim ve sinema eğitimi gördü. 1987 yılına kadar Amerika'da kalan Baykam, bu süre içinde de San Francisco, New York, İstanbul ve Paris'te birçok sergiler açmaya devam etti.


1987'de atölyesini İstanbul'a taşıyan Baykam, bugüne kadar 89 kişisel sergi açtı, birçok grup sergisine katıldı, birçok kısa metrajli film ve video filmleri çekti, kısa ve uzun metrajlı filmlerde aktörlük yaptı. Baykam'ın yayınlanmış 20 kitabı bulunuyor.

Çagdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düsünce Dernegi'nin aktif üyelerinden olan sanatçı, aynı zamanda UNESCO'ya bağlı Uluslararası Plastik Sanatlar Dernegi'nin de kurucularından ve halen bu örgütün Türkiye ulusal komitesi başkanı. Sosyal demokrat üç partinin birleşmesini sağlamak amacıyla kurulan Taban Operasyonu hareketini, çesitli demokratik kitle örgütleri başkanları ile beraber örgütleyen ve yönlendiren Baykam, 1995 yılı CHP kurultayında, CHP Parti Meclisi Üyeliğine seçildi ve bu göreve üç sene boyunca devam etti. Daha önce Güneş, Tempo, Siyah-Beyaz, Cumhuriyet, Aydınlık ve Aksam'da köşesi olan, üç yıl boyunca "Dönemin Rengi" isimli bir kültür tartışma programını Prima TV'de hazırlayan ve sunan, 2 yıl boyunca Artist-Skala sanat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapan Baykam, ayrıca Cumhuriyet Gazetesinde siyasi ve diğer sanat dergileri için de sanatsal makaleler yazıyor. FBTV'de "2 F 1 B" isimli bir futbol tartışması sunuyor.

Yeni Dışavurumculuk akımının öncülerinden olan ve ayrıca yaptığı multi-medya enstalasyonları (Livart) ve kolajli siyasi sanat eserleriyle de tanınan Baykam, sürekli kabuk değiştirmeyi seven bir sanatçı. 80'lerin başından bu yana birçok 16mm kısa film yönetti ve çesitli uzun metrajli filmlerde oyuncu olarak rol aldı.
 

1999 Aralık ayında, 40 yıllık sanat serüvenini ele alan retrospektif sergisi İstanbul'da, AKM'de açıldı. Amerikalı yönetmen Stefan R. Svetiev'in "This Has Been Done Before" isimli filmi, sanatçının tüm kariyerini ve siyasi yaşamını ele alan bir belgesel olarak aynı süreçte tamamlandı. Boyut Yayın Grubu aynı vesileyle Baykam'ın tüm dönemlerini biraraya getiren 480 sayfalık, "I'm Nothing But I'm Everything" isimli geniş monografiyi yayınladı.
 

2003 yılında CHP kurultayında Parti'nin Genel Başkan adaylarından olan ve "Yurtsever Hareket"in kurucusu ve yönlendiricilerinden olan Bedri Baykam, yıllardır ülkemizde siyaset sahnesinin ortasında yer alan aydınlardan biri.

Baykam ayrıca merkezi İstanbul'da bulunan Piramid Film Prodüksiyon Yapımcılık ve Yayıncılık şirketi ile Piramid Sanat'ın kurucusu. 


1997 Mayıs ayında gazeteci Sibel (Yağcı) Baykam ile evlendi. Ocak 1999'da çiftin Suphi adını verdikleri oğulları oldu.


 Umumi Siyaset



 


 


 Dünya



 


 


 Kavram




...


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar