Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

19 Ocak 2005

Abdullah Tukay

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset-Dünya

 

 

 


Bush'un Bayram Hediyesi


-Yağmur Atsız-


Tanınmış gazeteci Seymour Hersh, Bush Yönetimi'nin yakında İran'a da taarruz edeceğini iddia etti. Pek çok 'bomba haber'e, bu arada Ebu Gureyb Mahbushanesi'ndeki rezilliklerin ortaya çıkarılmasına dair olanına imza atan kalburüstü bir muhabir olduğu için bu iddia dünya çapında yankılar uyandırdı. Doğru dürüst toplumlarda muhabirlik daima gazeteciliğin belkemiğini teşkil etmişdir. İyi muhabirler büyük itibar sahibidirler. Bizdeki gibi 'parya' muamelesi görmezler.


İşte Seymour Hersh, bildiğim kadarıyla, bunlardan biridir. Nitekim bu haberi de 'Pentagon', yani ABD Savunma Bakanlığı tarafından apaşikare yalanlanmamış, ancak 'içindeki bazı unsurların' gerçeğe 'tam olarak' uygun düşmediği gibi esasen 'ikrar' manasına gelen bir yalap-şalap açıklamayla yetinilmişdir.
 

Eski 'Militarist Prusya'da bir söz vardı: 'Der Mensch faengt mit Leutnant an.', yani 'İnsan teğmenle başlar.'... Ondan aşağısı fasa-fiso... Bunun bizdeki şekli ise 'Gazeteci köşe yazarlarıyla başlar' olacak herhalde.


Neyse, pazartesi günü Başkan Bush bir mülakat vererek eğer İran 'nükleer bir tehdit' oluşturmağa devam ederse Amerika'nın bunu 'askeri yöntemlerle' engellemekden de kaçınmayacağını açıkladı. Ama kendilerinin hala 'diplomatik bir çözüm'den de ümid kesmediğini ilave etdi. Yani bir bakıma AB'ye hulus çakdı ve zımnen Brüksel'in bu yoldaki çabalarını desteklediğini ima etdi.
 

Ancak bu gelişmeler, Washington'un birkaç aydır allayıp pullayıp 'Genişletilmiş Bilmemne İnisiyatifi' gibi tabelalarla dünyaya sunduğu yeni hegemonya planlarından zerrece vazgeçmediği hususunu da bir kere daha te'yid ediyor. Zaten bunu bekleyen de yokdu. Görünen o ki Bush'un 'akıldaneleri' olan ve 'New Conservatives/Yeni Muhafazakarlar' kelimesinden kısaltma 'New Cons' olarak anılan azgınlar grubu, ABD'nin Irak'da saplandığı bataklığa rağmen burnunun dikine gitmekden cayma niyeti taşımıyor. Benim bu 'New Cons'a neden Fransızca 'Nouveaux Cons' demekde ısrar etdiğim de böylece bir kez daha izah edilmiş bulunuyor. Yarın, şimdiye kadarki Güvenlik Danışmanı ve artık Dışişleri Bakanı Bayan Condoleezza Rice törenle and içerek göreve başlayacak. Bayan Rice'ın 'keskin şahinler'den biri olduğu malum. Fakat şu sıralar İran'da yeni bir askeri maceraya atılacak kadar enayi olduğuna inanmak da zor. Üstelik İran, hem nüfus, hem yüzölçümü ve hem de bir devletin gerçek gücünü oluşturan 'başkalarına zarar verebilme kapasitesi' bakımından Irak'la kıyas bile edilemeyecek kadar ileride. Yakında burada da Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Şimdiye kadar 'yobaz' Parlamento ile 'nisbeten liberal' Cumhurbaşkanı arasında süren itişme ondan sonra hangi mecraya dökülür göreceğiz.
 

Washington şimdilik muhtemelen diplomaside 'tehdit kulisi kurmak' diye nitelenen taktiği uyguluyor. Irak'da da öyle başlamışlardı. İran Türkiye için de yeni bir 'ölüm dirim' meselesidir. Irak yüzünden ABD ile zaten yaklaşık iki yıldır bir 'Vallah Billah Çizgisi' üzerinde yürüyen Ankara, Washington'un İran konusunda da gelmesi 'mukadder' istekleri karşısında nasıl davranacak doğrusu şayan-ı tecessüsdür.
 

Biraz da İslam
 

BÜTÜN okuyucularımın Kurban Bayramı'nı candan kutlarım! Bir 'köşe yazarı'nın geçen defa yazdığı üzere 'bu yıl da Hac Mevsimi'ne denk geldi!' Ne mutlu 'tesadüf'(!)...
 

Bu arada, Müslümanlığı kimseye bırakmadıkları halde İslamiyet'in 'Müsamaha ve Kardeşlik İlkeleri'ni hiçe sayarak cahil kalabalıkları Hıristiyan yurddaşlarımızın üzerine kışkırtan ve yüzlerce yıllık dostça bir arada yaşama geleneğimizi hiçe sayanlara da Cenab-ı Hak'dan akıl ve iz'an niyaz ediyorum.
 

Yine de muhabbetle...

 

Yağmur Atsız

19 Ocak 2005



Atsız'ın Hayali 'Türk Tarihi' Adlı 'Dev Eseri'...  -Yağmur Atsız-


12 Ocak Çarşamba günü 'Türk Edebiyatı Vakfı' tarafından Atsız'ın 100. Doğum Yıldönümü münasebetiyle bir anma toplantısı düzenlendi. Haber aldığıma göre burada şeyhin kerameti kendinden menkul tahvasınca, kendisini mütemadiyen Atsız'ın çok yakını imiş gibi gösterme illetine mübtela bir şahıs tarafından, yıllardır temcid pilavı misali zaman zaman ısıtılıp 'sofra'ya sürülen bir iddia tekrarlanmış: Atsız'ın 'Türk Tarihi' adlı 'dev eseri'... Ağır bir megalomani ve egomani vak'ası olduğu anlaşılan bu malum ve maruf şahıs, kendisinin bu metni gördüğünü, hatta Atsız'ın, 'tipik bir Türk kadınının yüz hatlarını göstermek amacıyla' (lahavle!) bu kitaba o şahsın annesini de fotoğraf olarak dahil etdiğini ileri sürmüş. Sonra hızını alamayarak bu 'son derece önemli eser'in, 'para canlısı oğulları' teklif edilen telif ücretini az buldukları için şimdiye kadar yayınlamadığından dem vurmuş.


 

Yağmur Atsız


4 Kasım 1939 tarihinde İstanbul’da doğdu. Almanya’da Bonn Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler, Şarkıyat ve Devletler Genel Hukuku öğrenimi gördü. Öğrencilik yıllarında radyoculuğa, daha ileriki yıllarda televizyonculuk ve gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde köşe yazıları, araştırma ve incelemeleri yayınlandı. Bir Alman televizyonunda da program sorumlusu ve yayıncı olarak çalışmaktadır. “Günlerimiz” ve “Unutkan Şehir” adlı iki şehir kitabı bulunmaktadır.

 

Şu anda Tercüman Gazetesi yazarıdır.


 Dünyada Neler Oluyor



Ortadoğu Politikası


İtiraf edeyim ki Türkiye'nin bir Ortadoğu politikası olup olmadığını ben anlayabilmiş değilim. Daha uzakça bölgeler şöyle dursun Irak, İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan politikalarımız nedir yahut nelerdir kestiremiyorum.

 

"Yok" demeye dilim ve kalemim varmıyor. Bir Türk vatandaşı sıfatıyla ağırıma gidiyor ama çok istekli olmama rağmen öğrenemedim.