
Bush'un Bayram Hediyesi
-Yağmur Atsız-
Tanınmış gazeteci Seymour Hersh, Bush Yönetimi'nin yakında İran'a da taarruz edeceğini iddia etti. Pek çok 'bomba haber'e, bu arada Ebu Gureyb Mahbushanesi'ndeki rezilliklerin ortaya çıkarılmasına dair olanına imza atan kalburüstü bir muhabir olduğu için bu iddia dünya çapında yankılar uyandırdı. Doğru dürüst toplumlarda muhabirlik daima gazeteciliğin belkemiğini teşkil etmişdir. İyi muhabirler büyük itibar sahibidirler. Bizdeki gibi 'parya' muamelesi görmezler. İşte Seymour Hersh, bildiğim kadarıyla, bunlardan biridir. Nitekim bu haberi de 'Pentagon', yani ABD Savunma Bakanlığı tarafından apaşikare yalanlanmamış, ancak 'içindeki bazı unsurların' gerçeğe 'tam olarak' uygun düşmediği gibi esasen 'ikrar' manasına gelen bir yalap-şalap açıklamayla yetinilmişdir.
Eski 'Militarist Prusya'da bir söz vardı: 'Der Mensch faengt mit Leutnant an.', yani 'İnsan teğmenle başlar.'... Ondan aşağısı fasa-fiso... Bunun bizdeki şekli ise 'Gazeteci köşe yazarlarıyla başlar' olacak herhalde. Neyse, pazartesi günü Başkan Bush bir mülakat vererek eğer İran 'nükleer bir tehdit' oluşturmağa devam ederse Amerika'nın bunu 'askeri yöntemlerle' engellemekden de kaçınmayacağını açıkladı. Ama kendilerinin hala 'diplomatik bir çözüm'den de ümid kesmediğini ilave etdi. Yani bir bakıma AB'ye hulus çakdı ve zımnen Brüksel'in bu yoldaki çabalarını desteklediğini ima etdi.
Ancak bu gelişmeler, Washington'un birkaç aydır allayıp pullayıp 'Genişletilmiş Bilmemne İnisiyatifi' gibi tabelalarla dünyaya sunduğu yeni hegemonya planlarından zerrece vazgeçmediği hususunu da bir kere daha te'yid ediyor. Zaten bunu bekleyen de yokdu. Görünen o ki Bush'un 'akıldaneleri' olan ve 'New Conservatives/Yeni Muhafazakarlar' kelimesinden kısaltma 'New Cons' olarak anılan azgınlar grubu, ABD'nin Irak'da saplandığı bataklığa rağmen burnunun dikine gitmekden cayma niyeti taşımıyor. Benim bu 'New Cons'a neden Fransızca 'Nouveaux Cons' demekde ısrar etdiğim de böylece bir kez daha izah edilmiş bulunuyor. Yarın, şimdiye kadarki Güvenlik Danışmanı ve artık Dışişleri Bakanı Bayan Condoleezza Rice törenle and içerek göreve başlayacak. Bayan Rice'ın 'keskin şahinler'den biri olduğu malum. Fakat şu sıralar İran'da yeni bir askeri maceraya atılacak kadar enayi olduğuna inanmak da zor. Üstelik İran, hem nüfus, hem yüzölçümü ve hem de bir devletin gerçek gücünü oluşturan 'başkalarına zarar verebilme kapasitesi' bakımından Irak'la kıyas bile edilemeyecek kadar ileride. Yakında burada da Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Şimdiye kadar 'yobaz' Parlamento ile 'nisbeten liberal' Cumhurbaşkanı arasında süren itişme ondan sonra hangi mecraya dökülür göreceğiz. Washington şimdilik muhtemelen diplomaside 'tehdit kulisi kurmak' diye nitelenen taktiği uyguluyor. Irak'da da öyle başlamışlardı. İran Türkiye için de yeni bir 'ölüm dirim' meselesidir. Irak yüzünden ABD ile zaten yaklaşık iki yıldır bir 'Vallah Billah Çizgisi' üzerinde yürüyen Ankara, Washington'un İran konusunda da gelmesi 'mukadder' istekleri karşısında nasıl davranacak doğrusu şayan-ı tecessüsdür. Biraz da İslam BÜTÜN okuyucularımın Kurban Bayramı'nı candan kutlarım! Bir 'köşe yazarı'nın geçen defa yazdığı üzere 'bu yıl da Hac Mevsimi'ne denk geldi!' Ne mutlu 'tesadüf'(!)... Bu arada, Müslümanlığı kimseye bırakmadıkları halde İslamiyet'in 'Müsamaha ve Kardeşlik İlkeleri'ni hiçe sayarak cahil kalabalıkları Hıristiyan yurddaşlarımızın üzerine kışkırtan ve yüzlerce yıllık dostça bir arada yaşama geleneğimizi hiçe sayanlara da Cenab-ı Hak'dan akıl ve iz'an niyaz ediyorum. Yine de muhabbetle... Yağmur Atsız 19 Ocak 2005
|