Yazar |

Yağmur Atsız |
 | |
Kişisel Web |
Ekim 1910, Yusuf Akçura
-----------------------
"...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki
kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün
ehalisidir..."
-----------------------
Sırat-ı Mustakim Dergisi |
 | |
 |
Maksim Gorki
-----------------------
"Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye
başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için
sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."
-----------------------
Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
|

Hâramîler
Hangi Dağı Bastı?
-Yağmur Atsız-
Papa III. Julius (1487-1555) iki
bakımdan meşhurdur: Biri adam kayırmacılığı (nepotizm)
ki bu konuda tam bir üstaddı. Ne kadar akrabá ve taallûkátı varsa
hepsine birer kardinallik uydurmuşdur. Şöhretinin ikinci ayağı ise
1553 Yılı’nda bütün İbránice kitabları yaktırması olmuşdur. İnsanlık
kültürünü eşi bulunmaz pek çok nadîde eserden ‘kurtarmak’(!)
her babayiğidin harcı değildir. Ama bence en az bunlar kadar önemli
bir başka eseri de Bologna (Bolonya) Konsili sırası yakınlarına
söylediği bir sözdür:
‘Dünyánın ne kadar az akılla idáre edildiğini bilseniz
aklınız durur.’
Bir haftadır durup durup hep bu cümle tırmalıyor zihnimi.
Konu kıtlığından değil, meselenin hayátî öneminden ötürü bugün yine
Kafkasya, kusûra bakmayın! Gelecek yazıya sizleri neş’eye boğacak,
kahkahalarla güldürecek bir başka konu işleyeceğim, söz! Meselá
kurulacak yeni bir ‘sol’ parti yáhut CHP’nin
‘yeni’ programı filan gibi... Ama bugün bir kere
daha Kafkasya’dan bahsetmek istiyorum.
Cumá günü Almanya Şansölyesi (Başbakanı) Bayan Angela Merkel, Yár-ı
Vefákárı Nicolas Sarkozy’nin izinden Gürcistan Başkenti Tiflis’i
ziyáret etdi. 48 saat öncesi Karadeniz kıyısındaki Rus sayfiye şehri
ve 2014 Kış Olimpiyadları’nın yapılacağı Soçi’de Rusya Devlet
Başkanı Dimitriy Medvedyef’le buluşup kısa ve buz gibi bir görüşme
yapmışdı. Fransa Devlet Başkanı Sarkozy ise, AB’nin altı aylık dönem
başkanı sıfatıyla dünki ‘Le Figaro’da bir makále
yayınladı. Yazının başlığı bile ne demek istediğini saráhaten ortaya
koyuyor:
‘La Russie doit se retirer sans délai de Géorgie’
(Rusya gecikmeksizin Gürcistan’dan çekilmelidir.)
Metnin sonlarında şöyle bir ilginç cümle de var: ‘Avrupa’nın
ilk görevi Avrupalıları korumakdır.’
Bunları okuyunca gayrı-ihtiyárî mırıldanıyorsunuz:
‘Bonjour, Monsieur le Président!’ (Sabáh-ı şerîfiniz
hayırlı olsun, Reîs-i Cumhur Hazretleri!)
Bayan Merkel’in Tiflis’de söyledikleri de en az ‘Ortağı’
(yoksa Suçortağı mı demeliydik?) Bay Sarkozy’nin ‘bilgece’
sözleri kadar şáyán-ı dikkat:
‘Gürcistan isterse tabii ki NATO’ya girebilir!’
‘Guten Morgen, Frau Bundeskanzlerin!’ (Günaydın, Sayın
Bayan Başbakan!)
Ama Sayın Bayan Başbakan hızını alamayıp başka şeyler de söylemiş:
‘AB Komşuluk Politikası’nı (EU-Nachbarschaftspolitik);
Ázerbaycan, Türkmenistan ve Ermenistan’a da teşmîl etmek
için sağlam sebeblerimiz var.’
Şimdi gelin de Ásaf Hálet’in o hárikuláde şiirini hatırlamayın:
‘Ferhad!
Hangi dağda kurt öldü?
Harámîler hangi dağı basdı?
Ferhad, Ferhaaad!’
Onu bilmeyecek ne var, Ásaf Ağabey? Harámîler Kaf Dağı’nı
basdı!
Şimdi bir fırsatını bulursam, ki nádiren de olsa bu fırsatlar
doğuyor, Sayın Bayan Şansölye’ye şu suali tevcîh edeceğim:
‘Peki ama geçen Nisan Bükreş’deki NATO Zirvesi’nde Gürcistan
ve Ukrayna neredeyse diz çöküp de üye kabûl
edilmeleri için yalvarırken aklınız nerdeydi?’
Tabii bu sualin eş-muhátabı Bay Sarkozy’dir de...
Bayan Merkel şimdi hızını alamamış üstelik apayrı bir örgüt olan
AB’nin ‘Komşuluk Politikası’nı
Hazar’ın doğu yakasına, ta Ortaasya içlerindeki Türkmenistan’a kadar
uzatmakdan dem vuruyor. Hazır eli değmişken Moğolistan’a da uzansa
bári!!!
Şu meretin ortası yok mu?
İpek Yolu da hedef
Sakın yanlış anlaşılmasın: Gürcistan’ın da Oset ve
Abhazlara karşı sütden çıkma ak kaşık olduğunu iddia etmiyorum.
Fakat 1992’de Abhazya ve G. Osetya’dan toplam 300.000 Gürci’yi
80.000 Abhazla 60.000 Oset mi sürdü? Onbinlercesini Rus yardımı
olmaksızın öldürebilirler miydi?
Rusların en az ‘Enerji Koridorları’ kadar nefret
etdikleri ikinci bir proje de ‘İpek Yolu’!
Türk Kamuoyu’nun dikkatini çekmedi ama Ruslar Perşembe
günü, Tiflis’in 45 km. batısında bulunan Kapsi Kasabası yakınındaki
köprüyü tahrîb etdiler.
Yáni Bakû-Tiflis-Kars Demiryolu’nu, yáni
İpek Yolu’nu kestiler!!!
Londra-Pekin Hattı şöyle dursun artık Gürcistan’ın bir
ucundan öbürüne trenle gitmek imkánsız!
Gürcistan isterse NATO’ya girebilirmiş!!!
Daha önceleri neredeydiniz?
Yağmur Atsız
19
Ağustos 2008
|
Appeasement
-Yağmur Atsız-
Yatıştırma’ demek olan
İngilizce ‘appeasement’ (epiyzment) kelimesi 1938’den
bu yana politik bağlamda ‘barış uğruna düşmana boyun eğme’
mánásına da kullanılır. O zamanki Britanya Başbakanı Neville Chamberlain
sırf Adolf Hitler’i öfkelendirmemek için onun Avusturya’yı ve ardından,
Çekoslovakya’ya áid olan, Südetler Bölgesi’ni işgálini sîneye çekmiş,
ama Diktatör’ün kendisini küçümseyerek hiçe saymasını ve Polonya’ya da
taarruz etmesini önleyemeyerek tárihin ‘Kalburüstü Budalalar’
Galerisi’ndeki mümtaz yerini almışdı. İkinci Dünyá Savaşı’na çanak tutan
şahsiyet olarak. Fransa Devlet Başkanı Bay Nicolas Sarkozy ve Almanya
Şansölyesi (Başbakanı) Bayan Angela Merkel’in şimdi Gürcistan Krizi
karşısındaki tutum ve hallerini gördükçe aklıma hep 70 yıl öncesi
geliyor.
|
Frankfurt
Kitab Fuarı Brüksel Çapsızlar Panayırı
-Yağmur Atsız-
Önce ikincisinden başlayalım!Son Kafkasya
Krizi’ndeki acınacak háli, ‘Avrupa Topluluğu’ (AB) adlı
muazzam projenin de nasıl bir kriz içinde bulunduğunu ve tepeden tırnağa
nasıl bir kalafata ihtiyácı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bundan
yıllar önce hergelenin biri AB hakkında şu nükteyi savurmuşdu:
‘AB ekonomik bir dev, politik bir cüce ve askerî bir böcekdir.’
Şimdi Brüksel Güney Osetya’ya ‘gözlemci’ yollama
‘karárı’(!) alınca Rusya Cumhurbaşkanı Dmitriy
Medvedyef ve Başbakan Vladimir Putin kimbilir kasıklarını tuta tuta
nasıl da kahkahalar atmışlardır! AB inşallah gözlemcilerin eline iyi
birer dürbün de verirler ki solucan esnese kaçırmasınlar!
|
Kafkasya'ya
KKTC Modeli
-Yağmur Atsız-
Evet, Batı Rus doğalgazına ve petrolüne
muhtacdır ama Rusya da o sáyede kasasına giren yüzlerce milyar Dolar ve
Avro’ya! Biri müşteriyse öbürü de satıcı. O bakımdan Moskova’nın
Gürcistan Meselesi’nde ipleri aşırı gererek bir kopmaya sebebiyet
vereceğini sanmıyorum. Sovyetler Birliği 1990’da tárih sahnesinden
silinip Rus İmparatorluğu ‘periferisi’ni, yáni dış
kuşağını oluşturan ülkeleri kaybedince Kremlin bu bölgelerde hep bir
‘kontrollü istikrarsızlık’ politikası yürütdü. Baltık
Ülkeleri’nde, Moldova’da, Ázerbaycan’da Ortaasya’da ve Moldova’da
(Transnistriya Cumhûriyeti!) hep bu oyunu izledik ve
izliyoruz. Kremlin hattá Kafkasya’daki tek gerçek yandaşı ve
‘Truva Atı’ Ermenistan’da bile tam bir istikrár hüküm sürmesini
istemez. Önler.
|
| |

Yağmur Atsız
4 Kasım 1939 tarihinde İstanbul’da doğdu. Almanya’da Bonn
Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler, Şarkıyat ve Devletler Genel
Hukuku öğrenimi gördü. Öğrencilik yıllarında radyoculuğa, daha
ileriki yıllarda televizyonculuk ve gazeteciliğe başladı. Daha
sonra Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde köşe yazıları, araştırma ve
incelemeleri yayınlandı. Bir Alman televizyonunda da program
sorumlusu ve yayıncı olarak çalışmaktadır. “Günlerimiz” ve
“Unutkan Şehir” adlı iki şehir kitabı bulunmaktadır.
Şu anda Star Gazetesi yazarıdır.
|
|
 |
Dünyada Neler Oluyor |

|
Ortadoğu Politikası
İtiraf edeyim ki Türkiye'nin bir Ortadoğu politikası olup
olmadığını ben anlayabilmiş değilim. Daha uzakça bölgeler
şöyle dursun Irak, İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan
politikalarımız nedir yahut nelerdir kestiremiyorum.
"Yok" demeye dilim ve kalemim varmıyor. Bir Türk vatandaşı
sıfatıyla ağırıma gidiyor ama çok istekli olmama rağmen
öğrenemedim.
|
|
 |
Türk Dünyası |

|
Muhammed Salih
Muhammed Salih gibi demokrasiye inanmış dürüst Özbek
Türkleri'nin yeşertmeğe gayret etdiği narin demokrasi fidanı
daha ekilirken hoyratça sökülüp atıldı. Muhammed Salih
canını Türkiye'ye dar atdı ama Kanlı Diktatör İslam
Kerimof'un önünde dize gelmekden hiç fütur duymayan
"Demokrasi Havarimiz" Bülent Ecevit kendisini Norveç'e
sürdü. Ve hatta o pek hayran olduğu İskandinavya'ya, hasret
gidermek üzere, yapdığı resmi gezide oteline kabul edip bir
elini sıkmakdan bile korkdu.
|
|
 |
Arayış |

|
Türkiye'nin Gücü
Güney Kıbrıs daha ilk turda son kozunu (VETO TEHDİ) oynadı,
Türkiye resti gördü ve Güney Kıbrıs tornistan etdi. Hidayete
erdiği için değil, Yunanistan bile el altından Rumlar'a
uyarıda bulunduğu için. Çünki Türkiye'nin en azılı
aleyhdarları dahi bu çapda ve kendi genellikle farkında
olmasa bile bu kapasitede bir ülkeyi aşırı derecede tahrik
etmenin ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini
biliyor. Ferdlerin hayatında olduğu gibi enternasyonal
münasebetlerde de bir devletin ağırlığı, başka devletlere
verebileceği zararla doğru orantılıdır. İşte kötüye kullanıp
da çar-çur etmezse Türkiye'nin avantajı da bu. Türkiye
mecbur kalırsa -kendi de adamakıllı mutazarrır olmak
kaydıyla- başkalarına zarar verme imkânları yüksek bir
devlet.
|
|
|