Yazar |

Yağmur Atsız |
 | |
Kişisel Web |
Ekim 1910, Yusuf Akçura
-----------------------
"...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki
kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün
ehalisidir..."
-----------------------
Sırat-ı Mustakim Dergisi |
 | |
 |
Maksim Gorki
-----------------------
"Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye
başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için
sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."
-----------------------
Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
|

Appeasement
-Yağmur Atsız-
Yatıştırma’ demek olan
İngilizce ‘appeasement’ (epiyzment) kelimesi 1938’den
bu yana politik bağlamda ‘barış uğruna düşmana boyun eğme’
mánásına da kullanılır. O zamanki Britanya Başbakanı Neville Chamberlain
sırf Adolf Hitler’i öfkelendirmemek için onun Avusturya’yı ve ardından,
Çekoslovakya’ya áid olan, Südetler Bölgesi’ni işgálini sîneye çekmiş,
ama Diktatör’ün kendisini küçümseyerek hiçe saymasını ve Polonya’ya da
taarruz etmesini önleyemeyerek tárihin ‘Kalburüstü Budalalar’
Galerisi’ndeki mümtaz yerini almışdı. İkinci Dünyá Savaşı’na çanak tutan
şahsiyet olarak. Fransa Devlet Başkanı Bay Nicolas Sarkozy ve Almanya
Şansölyesi (Başbakanı) Bayan Angela Merkel’in şimdi Gürcistan Krizi
karşısındaki tutum ve hallerini gördükçe aklıma hep 70 yıl öncesi
geliyor. Yine bir Ağustos ayıydı...94 sene önce 1914’de Birinci Cihan
Harbi’nin başlamasına yol açan Saraybosna Krizi de yine bir Austos
ayında patlak vermişdi.
Ağaçlardan ormanı görememek kötüdür ama ormanın ağaçlardan teşekkül
etdiği de unutulmamalıdır ki tablonun yapısı anlaşılsın!
Öyleyse ağaçlara bir göz atalım:
Rusya müreffeh ve demokratik bir Gürcistan istemez! Kendi
boyunduruğundan canlarını zor belá kurtarmış öbür eski kölelerine ve
hálá boyunduruğu altındaki kölelerine ‘kötü
örnek’ olmasından korkar. Gerçi Gürcistan henüz ne tam müreffeh
ne tam demokratikdir ama bu háliyle bile ‘ürkütücü’dür.
Ağaç bir!
Rus gizli servisleri 2007 Kasımı’nda da Gürcistan Devlet Başkanı Mihayıl
Saakaşvili’yi devirme teşebbüsünde bulunmuşlar, lákin başaramamışlardı.
Ağaç iki!
Rusya Çeçenistan’da ‘auto/self-determinasyon’
(milletlerin kendi kaderlerini bizzat táyin hakkı) kavramını ayaklar
altına almışdı. Bütün o ülkeyi bir toplu mezara çevirdikden sonra şimdi
G. Osetya ve Abhazya’nın bu hakkını ‘savunuyor’ (!).
Oysa bu iki bölgede Gürciler 1992’ye kadar báriz çoğunluğu
oluşturuyorlardı. Meselá son Sovyet (Rus) sayımına göre Abhazya’da
nüfûsun yüzde 80’i Gürci ve ancak yüzde 20’si Abhazdı. Bugün orada 100
Gürci bile kalmamışdır. Hepsini ya öldürüp ya sürdüler. Abhazlara ve
hákezá G. Osetlere, yáni yabancı bir devletin vatandaşlarına, sebil gibi
Rus pasaportu dağıtarak bir devletler hukûku suçu daha işlediler. Ağaç
üç!
Başbakan Tayyib Erdoğan’ın ‘Kafkasya İstikrar ve İşbirliği
Platformu’ teşebbüsü gerçi şu anda en ufak bir gerçekleşme
şansına sáhib değildir, ama yine de yararlıdır. Kafkasya’da bütün
ülkelerin birbiriyle önemli problemleri mevcuddur. Bunları hálen bir
fincan çay için aynı masaya oturtmak bile muhaldir. Kaldı ki Rusya’nın
bütün politikası bu kavgaların azarak devámı amacına yönelikdir. Ama
teklîfin ortaya atılması ve nezáketen kabûl edilir gibi olması dahî
Türkiye’ye nisbî bir faaliyet serbestîsi ve etkinlik sağlayacakdır. Ağaç
dört!
Bu platforma behemehál ëran’ın da katılması gerekir ki siyáseten
tecerrüdü (izolasyonu) kendi bakımından kaabil-i tahammül bir seviyeye
gerilesin. Ağaç beş!
Záten ëran’ın Türkiye ile bağlarını güçlendirme çabası da aynı
zarûretden kaynaklanıyor. Yoksa yönetici kadro Türkiye’yi her zaman bir
hasım olarak görmüşdür. ëran’ın tárihsel olarak Doğu Akdeniz’de
egemenlik emelleri vardır ve bu emellerin önündeki en önemli engel
Türkiye’dir. O bakımdan ‘dostluk’ kerhendir. Ağaç altı!
Bu son Gürcistan Krizi’nden sonra artık gerek bu ülke gerekse Ukrayna,
Ázerbaycan ve hattá Rusya’nın ‘Sádık Bendesi’
Ermenistan NATO’ya kapağı atmanın kendileri için nasıl bir ölüm-kalım
meselesi olduğunu daha şiddetle fark edeceklerdir ki bu da Türkiye’nin
‘dürüst aracı’ rolünü oynamasını kolaylaştıracakdır.
Ağaç yedi!
Kaldı ki G. Osetya ve Abhazya için bile Rusya’nın ‘Koruyucu
Kanatları’ ideallerindeki ‘sıcak yuva’dan
ziyáde ‘ehven-i şerreyn’dir, yáni iki şerden daha az
beter olanı. Ağaç sekiz!
Bugün Rusya ile Batı arasında yeni bir ‘Soğuk Savaş’
başladığını söylemek belki acelecilik olur. Fakat bir ‘Serin
Savaş’ başladığı kesindir. Bu savaşın öbüründen önemli bir
farkı Komünist Moskova’nın vaktiyle bir ‘ideolojiyi’
yaymak amacıyla mücádele vermesiydi. ‘Putinist’ Moskova
ise sırf gücünü göstermek amacıyla davranır görünüyor. Zîrá gerek
Kafkasya’da ve gerekse diğer bölgelerdeki menfaatlerini korumak için
kaba kuvvete ihtiyácı yokdu. Ağaç dokuz!
Kremlin’in Fransa ve Almanya hákimiyetindeki bir AB’den çekinmesi içinse
hiçbir sebeb yokdur. Bu iki ülkenin maalesef yeterince geniş ufuklu
oldukları izlenimini vermeyen iki lideri Rusya ile kendi ‘çok
özel’ oyunlarını oynamak hırsı içindedirler ve bu arada
birbirlerine ‘fake’ atmakdan bile çekinmeyecekleri
izlenimi kendini hissetdirmiyor değil. Ağaç on!
Demişdik ki ağaçları inceleyelim ki orman daha iyi anlaşılsın...
Peki, on ağaçlık orman olur mu?
Beş milyonluk bir Gürcistan’ın 142 milyonluk nükleer dev Rusya için
‘hayátî’ tehlike yaratdığı bir sahnede neden olmasın?
Yağmur Atsız
17
Ağustos 2008
|
Frankfurt
Kitab Fuarı Brüksel Çapsızlar Panayırı
-Yağmur Atsız-
Önce ikincisinden başlayalım!Son Kafkasya
Krizi’ndeki acınacak háli, ‘Avrupa Topluluğu’ (AB) adlı
muazzam projenin de nasıl bir kriz içinde bulunduğunu ve tepeden tırnağa
nasıl bir kalafata ihtiyácı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bundan
yıllar önce hergelenin biri AB hakkında şu nükteyi savurmuşdu:
‘AB ekonomik bir dev, politik bir cüce ve askerî bir böcekdir.’
Şimdi Brüksel Güney Osetya’ya ‘gözlemci’ yollama
‘karárı’(!) alınca Rusya Cumhurbaşkanı Dmitriy
Medvedyef ve Başbakan Vladimir Putin kimbilir kasıklarını tuta tuta
nasıl da kahkahalar atmışlardır! AB inşallah gözlemcilerin eline iyi
birer dürbün de verirler ki solucan esnese kaçırmasınlar!
|
Kafkasya'ya
KKTC Modeli
-Yağmur Atsız-
Evet, Batı Rus doğalgazına ve petrolüne
muhtacdır ama Rusya da o sáyede kasasına giren yüzlerce milyar Dolar ve
Avro’ya! Biri müşteriyse öbürü de satıcı. O bakımdan Moskova’nın
Gürcistan Meselesi’nde ipleri aşırı gererek bir kopmaya sebebiyet
vereceğini sanmıyorum. Sovyetler Birliği 1990’da tárih sahnesinden
silinip Rus İmparatorluğu ‘periferisi’ni, yáni dış
kuşağını oluşturan ülkeleri kaybedince Kremlin bu bölgelerde hep bir
‘kontrollü istikrarsızlık’ politikası yürütdü. Baltık
Ülkeleri’nde, Moldova’da, Ázerbaycan’da Ortaasya’da ve Moldova’da
(Transnistriya Cumhûriyeti!) hep bu oyunu izledik ve
izliyoruz. Kremlin hattá Kafkasya’daki tek gerçek yandaşı ve
‘Truva Atı’ Ermenistan’da bile tam bir istikrár hüküm sürmesini
istemez. Önler.
|
Çarpışan
Çarpı Yáhut Onikiyi Beş Geçe
-Yağmur Atsız-
Sovyetler Birliği tárih sahnesinden silinip
Bölge’de yeni bir düzen ortaya çıkarken iki ‘eksen’
teşekkül etdi. Biri batı-doğu uzantısında ‘Ankara-Tiflis-Bakû
Ekseni’ ve diğeri Kuzey-güney doğrultusunda
‘Moskova-Erivan-Tahran Ekseni’ . Mecázî anlamda bir
‘çarpı işáreti’ ve yıllardır bu ‘çarpı’nın iki
hattı çarpışıyor. Altı gündür Gürcistan’da yaşanan kanlı olayları bu
mücádelenin yeni bir raundu olarak kabûl etmek yerinde olur sanıyorum.
|
| |

Yağmur Atsız
4 Kasım 1939 tarihinde İstanbul’da doğdu. Almanya’da Bonn
Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler, Şarkıyat ve Devletler Genel
Hukuku öğrenimi gördü. Öğrencilik yıllarında radyoculuğa, daha
ileriki yıllarda televizyonculuk ve gazeteciliğe başladı. Daha
sonra Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde köşe yazıları, araştırma ve
incelemeleri yayınlandı. Bir Alman televizyonunda da program
sorumlusu ve yayıncı olarak çalışmaktadır. “Günlerimiz” ve
“Unutkan Şehir” adlı iki şehir kitabı bulunmaktadır.
Şu anda Star Gazetesi yazarıdır.
|
|
 |
Dünyada Neler Oluyor |

|
Ortadoğu Politikası
İtiraf edeyim ki Türkiye'nin bir Ortadoğu politikası olup
olmadığını ben anlayabilmiş değilim. Daha uzakça bölgeler
şöyle dursun Irak, İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan
politikalarımız nedir yahut nelerdir kestiremiyorum.
"Yok" demeye dilim ve kalemim varmıyor. Bir Türk vatandaşı
sıfatıyla ağırıma gidiyor ama çok istekli olmama rağmen
öğrenemedim.
|
|
 |
Türk Dünyası |

|
Muhammed Salih
Muhammed Salih gibi demokrasiye inanmış dürüst Özbek
Türkleri'nin yeşertmeğe gayret etdiği narin demokrasi fidanı
daha ekilirken hoyratça sökülüp atıldı. Muhammed Salih
canını Türkiye'ye dar atdı ama Kanlı Diktatör İslam
Kerimof'un önünde dize gelmekden hiç fütur duymayan
"Demokrasi Havarimiz" Bülent Ecevit kendisini Norveç'e
sürdü. Ve hatta o pek hayran olduğu İskandinavya'ya, hasret
gidermek üzere, yapdığı resmi gezide oteline kabul edip bir
elini sıkmakdan bile korkdu.
|
|
 |
Arayış |

|
Türkiye'nin Gücü
Güney Kıbrıs daha ilk turda son kozunu (VETO TEHDİ) oynadı,
Türkiye resti gördü ve Güney Kıbrıs tornistan etdi. Hidayete
erdiği için değil, Yunanistan bile el altından Rumlar'a
uyarıda bulunduğu için. Çünki Türkiye'nin en azılı
aleyhdarları dahi bu çapda ve kendi genellikle farkında
olmasa bile bu kapasitede bir ülkeyi aşırı derecede tahrik
etmenin ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini
biliyor. Ferdlerin hayatında olduğu gibi enternasyonal
münasebetlerde de bir devletin ağırlığı, başka devletlere
verebileceği zararla doğru orantılıdır. İşte kötüye kullanıp
da çar-çur etmezse Türkiye'nin avantajı da bu. Türkiye
mecbur kalırsa -kendi de adamakıllı mutazarrır olmak
kaydıyla- başkalarına zarar verme imkânları yüksek bir
devlet.
|
|
|