Yazar |

Yağmur Atsız |
 | |
Kişisel Web |
Ekim 1910, Yusuf Akçura
-----------------------
"...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki
kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün
ehalisidir..."
-----------------------
Sırat-ı Mustakim Dergisi |
 | |
 |
Maksim Gorki
-----------------------
"Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye
başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için
sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."
-----------------------
Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
|

Kafkasya'ya
KKTC Modeli
-Yağmur Atsız-
Evet, Batı Rus doğalgazına ve petrolüne
muhtacdır ama Rusya da o sáyede kasasına giren yüzlerce milyar Dolar ve
Avro’ya!
Biri müşteriyse öbürü de satıcı.
O bakımdan Moskova’nın Gürcistan Meselesi’nde ipleri aşırı gererek bir
kopmaya sebebiyet vereceğini sanmıyorum. Sovyetler Birliği 1990’da tárih
sahnesinden silinip Rus İmparatorluğu ‘periferisi’ni,
yáni dış kuşağını oluşturan ülkeleri kaybedince Kremlin bu bölgelerde
hep bir ‘kontrollü istikrarsızlık’ politikası yürütdü.
Baltık Ülkeleri’nde, Moldova’da, Ázerbaycan’da Ortaasya’da ve Moldova’da
(Transnistriya Cumhûriyeti!) hep bu oyunu izledik ve
izliyoruz. Kremlin hattá Kafkasya’daki tek gerçek yandaşı ve
‘Truva Atı’ Ermenistan’da bile tam bir istikrár hüküm sürmesini
istemez. Önler.
Bu bağlamda Moskova’nın, Güney Osetya’da ve Abhazya’da ‘Rus
vatandaşları’nı korumak bahánesiyle askerî müdáhalede bulunduğu
iddiası; Ukrayna, Kazakistan, Baltık Ülkeleri (Litvanya,
Letonya, Estonya) ve Moldova’da pek çok politikacının dehşetle
irkilmesine yol açmışdır. Çünki bu devletlerde hatırı sayılır bir Rus
nüfus yaşar. Ancak Abhazya ve G. Osetya için bu söylem ‘kör kör
parmağım gözüne’ faslına giriyor. Çünki oradaki ‘Rus
vatandaşları’ Moskova’nın 1998/99 Yıllarında sebil gibi yerli
halka dağıtdığı Rus pasaportları ‘sáyesinde’ bu statüyü
kazanmışdır.
Ancak meselá Ukrayna’da durum farklıdır. Doğu Ukrayna ve Kırım’da sáhici
Ruslar hakıykaten nüfus çoğunluğunu teşkîl ederler. Moskova’daki Rus
Ortodoks Patrikhánesi’ne bağlıdırlar, Batı’ya ve hele NATO’ya şiddetle
aleyhdardırlar. Etnik Ukranların büyük bölümü ise Cihanşümûl
Konstantinopl, yáni Fener Rum Patriği’ne bağlıdır. Hani şu ‘pek
zekî’ bázı sábık başbakan ve dışişleri bakanlarımızın
‘Eyüb Kaymakamı’na bağlıdır!’ şeklinde
‘dáhiyáne’ tesbitlerde bulunduğu záta. Bu sûretle Ukraynalı
Ortodokslardan da Eyüb Kaymakamı sorumlu oluyor kendisi farkında olmasa
bile.
Ukrayna’nın en batı kesimlerinde ise Roma Katolik Mezhebi’ne bağlı bir
nüfus vardır. Ukranlar Batı yanlısıdır ve selámeti NATO’da arıyorlar ama
Putin iki yıl önce ‘Ukrayna NATO’ya girerse
Rusya da bu ülkenin bütünlüğüne duyduğu ilgiyi kaybedebilir.’
deyince Kiyef yöneticilerinden çoğu hafif miğde ve kalb spazmları
geçirmediler desem yalan olur.
Rus güneş sistemi
Görüldüğü üzere Kremlin’in dış politikası, eski
‘uyduları’ bundan böyle de ‘Rus Güneş
Sistemi’ içinde tutma hedefine yönelik. Kestirmeden söylersek
NATO’ya veyá AB’ye kapağı atan paçayı kurtarıyor ve Gürcistan
Cumhurbaşkanı Mihayıl Saakaşvili tam Olimpiyad Oyunları açılışında G.
Osetya’yı tekrar Tiflis’in egemenliği altına sokmak amacıyla askerî
harekát başlatarak belki de Washington’u bir ‘fait accompli’
(fetakompli, emr-i vákıy/oldu-bitdi) karşısında bırakmak istiyordu. Yáni
ortalık karışsın, Rusya asabîleşsin, bunun üzerine Hámîsi Başkan Bush
giderayak ve de apar topar Gürcistan’ı NATO’ya alsın istiyordu. Fakat
niyeti bu idiyse bunu son derece beceriksizce hazırladığı da bir
vákıadır. Çünki meselá G. Osetya ile K. Osetya, yáni Rus sınırı arasında
bulunan ve güneye doğru yegáne kara yolunu teşkîl eden ‘Roki
Tüneli’ni kolayca tahrîb edebilecekken bunu bile düşünmemişdir.
Tabii bu arada acabá generalleri de tavla mı oynuyorlardı sorusu akla
gelmektedir. Bu tünel kapansaydı Ruslar karadan Gürcistan’a
giremezlerdi.
Netîceten Rus birlikleri ucuz bir zafer kazanarak bütün hedeflerine
ulaşmışlardır ama buna Başkan Saakaşvili’nin çanak tutduğu bir gerçekdir.
Ruslara záten yıllardır hasretle bekledikleri fırsatı altın tepsi içinde
sunmuşdur.
BTC, Hazar petrolü, NABUCCO
Şimdi Kremlin’in BTC Hattı’na apaçık bir tecávüzünü şahsen pek
muhtemel görmüyorum. Gerilimi o raddeye vardırmak istemeyeceklerdir. Öte
yandan bu feláket Hazar petrollerinin Türkiye üzerinden Batı Avrupa’ya
ulaştırılması projesine (NABUCCO) yeni bir ivme kazandırabilir. Ayrıca
Batı (ABD ve AB) bu bádireden sonra belki Gürcistan’ı ve hattá
Ázerbaycan’ı NATO şemsiyesi altına almakda acele de edebilir. Fransa
Devlet Başkanı Bay Sarkozy ve Almanya Başbakanı Bayan Merkel geçen Nisan
Ayı Bükreş’de toplanan NATO Zirvesi’nde Tiflis’i (ve iláveten
Ukrayna’yı) oyalamayı tercîh etmişlerdi. Şimdi ardı ardına Kremlin’de
arz-ı endám ederek batan geminin mallarını kurtarma teláşı içindeler.
Her hal ve kárda alelacele NATO’ya alınacak bir Gürcistan,
Rus neşteriyle budanmış bir Gürcistan olacakdır. Zîrá Kremlin’in bundan
böyle Abhazya ve G. Osetya’yı tekrar Tiflis’e geri vereceğini sanmak
aşırı bir iyimserlik olur. Rusya’nın bu iki bölgeyi elinde tutmak için
başvurabileceği formülün adı ise, henüz açıkça telaffuz edilmese dahî,
konuldu bile:
‘KUZEY KIBRIS MODELİ’
Yağmur Atsız
13
Ağustos 2008
|
Çarpışan
Çarpı Yáhut Onikiyi Beş Geçe
-Yağmur Atsız-
Sovyetler Birliği tárih sahnesinden silinip
Bölge’de yeni bir düzen ortaya çıkarken iki ‘eksen’
teşekkül etdi. Biri batı-doğu uzantısında ‘Ankara-Tiflis-Bakû
Ekseni’ ve diğeri Kuzey-güney doğrultusunda
‘Moskova-Erivan-Tahran Ekseni’ . Mecázî anlamda bir
‘çarpı işáreti’ ve yıllardır bu ‘çarpı’nın iki
hattı çarpışıyor. Altı gündür Gürcistan’da yaşanan kanlı olayları bu
mücádelenin yeni bir raundu olarak kabûl etmek yerinde olur sanıyorum.
|
Vladikavkaz
(Kafkaslara'ya Hükmet!)
-Yağmur Atsız-
Kuzey Osetya Başkenti’nin adı
‘Vladikavkaz’dır ve Rusça ‘Kafkas’a Hükmet!’
anlamına gelir. Aslında Rusya buraları zabtederken 1820’lerde
kurdukları bir garnizon şehriydi. İsim değil ‘program’.
Kuzey Osetya Rus Federasyonu’na bağlıdır. Güney Osetya ise
Gürcistan’nın bir parçasıdır ama 16 yıldır Tiflis’den kopuk olarak
varlığını sürdürüyor ve Rusya’ya katılıp Kuzey Osetya ile birleşmek
istiyor.
|
Bundesnachrichtendienst
(Federal İstihbárát Servisi) -Yağmur Atsız-
Bundesnachrichtendienst’
(Bundesnaahrihtendiinst) bizim MİT’in Almanya’daki muádili. Rümûzu
ise BND (Be-En-De).
Şimdi Bay Uhrlau Güngören Vahşeti hiç
üzerine vazîfe olmadığı halde, muhtemelen aramızdaki ‘samîmiyete’
dayanarak, veyá yalnızca masaya dayanarak lafa karışdığına ve bizler
de, eh, artık herşey herkesin içişidir fehvásınca bunu
kabullendiğimize göre acabá bizim Hükûmet de Berlin’e aynı suali
tevcîh etse fená mı olur? ‘PKK’ya, ayıbdır söylemesi, bir
şeyler verdiniz mi?’ Öyle ya, artık herşey herkesin içişi
değil mi?
|
| |

Yağmur Atsız
4 Kasım 1939 tarihinde İstanbul’da doğdu. Almanya’da Bonn
Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler, Şarkıyat ve Devletler Genel
Hukuku öğrenimi gördü. Öğrencilik yıllarında radyoculuğa, daha
ileriki yıllarda televizyonculuk ve gazeteciliğe başladı. Daha
sonra Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde köşe yazıları, araştırma ve
incelemeleri yayınlandı. Bir Alman televizyonunda da program
sorumlusu ve yayıncı olarak çalışmaktadır. “Günlerimiz” ve
“Unutkan Şehir” adlı iki şehir kitabı bulunmaktadır.
Şu anda Star Gazetesi yazarıdır.
|
|
 |
Dünyada Neler Oluyor |

|
Ortadoğu Politikası
İtiraf edeyim ki Türkiye'nin bir Ortadoğu politikası olup
olmadığını ben anlayabilmiş değilim. Daha uzakça bölgeler
şöyle dursun Irak, İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan
politikalarımız nedir yahut nelerdir kestiremiyorum.
"Yok" demeye dilim ve kalemim varmıyor. Bir Türk vatandaşı
sıfatıyla ağırıma gidiyor ama çok istekli olmama rağmen
öğrenemedim.
|
|
 |
Türk Dünyası |

|
Muhammed Salih
Muhammed Salih gibi demokrasiye inanmış dürüst Özbek
Türkleri'nin yeşertmeğe gayret etdiği narin demokrasi fidanı
daha ekilirken hoyratça sökülüp atıldı. Muhammed Salih
canını Türkiye'ye dar atdı ama Kanlı Diktatör İslam
Kerimof'un önünde dize gelmekden hiç fütur duymayan
"Demokrasi Havarimiz" Bülent Ecevit kendisini Norveç'e
sürdü. Ve hatta o pek hayran olduğu İskandinavya'ya, hasret
gidermek üzere, yapdığı resmi gezide oteline kabul edip bir
elini sıkmakdan bile korkdu.
|
|
 |
Arayış |

|
Türkiye'nin Gücü
Güney Kıbrıs daha ilk turda son kozunu (VETO TEHDİ) oynadı,
Türkiye resti gördü ve Güney Kıbrıs tornistan etdi. Hidayete
erdiği için değil, Yunanistan bile el altından Rumlar'a
uyarıda bulunduğu için. Çünki Türkiye'nin en azılı
aleyhdarları dahi bu çapda ve kendi genellikle farkında
olmasa bile bu kapasitede bir ülkeyi aşırı derecede tahrik
etmenin ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini
biliyor. Ferdlerin hayatında olduğu gibi enternasyonal
münasebetlerde de bir devletin ağırlığı, başka devletlere
verebileceği zararla doğru orantılıdır. İşte kötüye kullanıp
da çar-çur etmezse Türkiye'nin avantajı da bu. Türkiye
mecbur kalırsa -kendi de adamakıllı mutazarrır olmak
kaydıyla- başkalarına zarar verme imkânları yüksek bir
devlet.
|
|
|