16 Mart 2007 tarihli Hürriyet Gazetesinin ilginç haber başlığına bir göz atalım :’-İRAN : HOLİVUT BİZE SAVAŞ AÇTI- İran, Antik Yunan”da Perslerle Ispartalılar arasında geçen ‘ 300 Ispartalı ‘ filmiyle Holivut’ un kendilerine savaş açtığını öne sürüyor.İran basını, yetkililer ve bloggerler, filmin İran”ı hedef alan ‘Psikolojik savaş’ olduğu konusunda hemfikir.Reformcu kanada yakın Ayandeh-No gazetesi, ‘ Holivut İranlılara Savaş açtı’ manşetini attı.Gazeteye göre filmde modern zamanlarda ‘ Şer ekseni’ nin bir parçası olarak gösterilen İran’ ın atalarının da kana susamış katiller olduğu teması işlenmeye çalışılıyor. Daha önce de 2004 yılında Büyük İskender’ in hayatını ve Pers İmparatorluğuna karşı savaşını anlatan film, İranlıların tepkisini çekmişti.’ Haberin devamından bazı Yunan sinema eleştirmenlerinin de filmi ‘ kana susamış video oyununa’ benzettiklerini öğreniyoruz. Bunlardan Dimitris Tanikas, filmde ABD”nin terörle mücadelesine göndermelerde bulunulduğunu belirterek; ‘ Perslerle İranlılara gönderme yapıyorlar. Askerleri kana susamış ve az gelişmiş zombiler olarak gösteriliyor’ diyor.
18 Mart 2007 tarihli Yeniçağ gazetesinden ‘ Tarih ve kültürüne hakaret edildiği gerekçesiyle filme set tepki gösteren İran”ın Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO”ya başvurduğu’ nu öğreniyoruz. UNESCO temsilcisi Muhammed Rıza Dehşiri ‘ İran kültürüne hakaret için kasten yapıldığı’ nı savunarak örgütten filmin kınanmasını istemiş. ABD”li yazar Frank Miller’ in aynı adlı çizgi romanından beyaz perdeye aktarılan film ‘ Tetromfil geçidinde Isparta kralı Leonidas komutasındaki 300 askerin 120 bin kişilik Pers ordusuna 3 gün boyunca direnişini’ konu alıyor.
Gazete haberlerinden anlaşıldığı kadarıyla filmde Persler, yani İran karakteri vahşi, cahil, kan dökücü, uygarlıktan uzak kişiler, Yunan tarafı ise uygar, cesur, asil olarak çizilmiş.
ABD film endüstrisinin Amerikan halkının dünyaya bakışının, siyasal kültürünün, tüketim alışkanlıklarının, giderek ortalama kişiliğinin belirlenmesindeki etkisi bilinmektedir. ABD’ nin ekonomik, siyasal düzeninin, ülke içi, ülke dışı politikasının tanziminde finans kapitalin, silah tekelleri başta olmak üzere, ekonomik gücü elinde bulunduranların mutlak hakimiyetini göz ardı etmemek gerekir.
ABD halkının düşünce kalıplarını, davranış biçimlerini belirleyen güçlerin etkisi ABD ile sınırlı değildir. Pasifik’ i ve Atlantik’ i aşıp, dünyayı sarmalayan ABD emperyalizmi, diğer ulusların, toplumların, toplulukların değer yargılarının oluşturulmasında silahlı güçlerinden daha etkin bir diğer gücünü devreye sokmaktadır. O da Holivut” tur.
ABD, kültür endüstrisinin merkezi gücü Holivut sayesinde, ulusların, insanların bilinçaltına müdahale etmektedir. Binlerce yıllık görkemli geçmişleri olan, cihangir imparatorluklar, büyük uygarlıklar kurmuş olan Asya ve Afrikalıların derin bilinçaltlarında yaşattıkları kültürel miraslarına, ulusal kodlara saldırmaktadır. Onlara, ABD”ye itaat ve kölelikten başka seçenekleri olmayan yeteneksizler sürüsü olduklarını fısıldamaktadır. ABD’ nin küresel saldırganlığına, emperyal kudurganlığına, BOP, GOP projelerine karşı çıkanların yok edileceğini, itaat edenlerin canlarının bağışlanıp köle olarak hizmet sunmalarına izin verilerek şereflendirileceklerini (!) empoze etmektedir.
Holivut ABD emperyalizminin işaret fişeğidir. ABD hedef seçtiği, saldıracağı hasımlarını, dünyaya Holivut stüdyolarından, cezayı fazlasıyla hak eden her türlü kötülüğün kaynağı uluslar, topluluklar, devletler –mitolojik kötülük simgeleri-olarak yansıtmaktadır. Dünya kamuoyunun saldırganlığa karşı çıkmasını önleyip, insanlığın ortak vicdanının, merhamet duygusunun kaynağında köreltilmesine yönelik operasyonlarını kitle iletişim araçlarıyla, film endüstrisiyle yapmaktadır.
Kan içici barbarlar, uygarlık düşmanı zombiler olarak ABD ve dünya halklarının beynine, bilincine kazıdığı çağımızın çağ dışı Perslerine (!) yani İran’ a karşı, günümüzün Ispartası (!) ABD”nin yağdıracağı bombaların bilinçsel meşruiyet inşasının kısa hikayesi budur.
Küresel kötülük kaynağının imhası gibi çağdaş bir insanlık görevini zevkle yerine getirme hazırlığındaki ABD, işte bunun için Holivut laboratuarlarında filmin sonunda yok edeceği kötülüğü imal etmektedir!