Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

19 Mart 2007

Avşarlı Türkmen Ozanı Dadaloğlu

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Başsayfa

Hüseyin Özbek

Yazarlar

Siyaset-Dünya

 


Kötülüğü Tanımlamak, İmal Etmek, Sonunda Öldürmek


-Hüseyin Özbek-


16  Mart 2007 tarihli Hürriyet Gazetesinin ilginç  haber başlığına bir göz atalım :’-İRAN : HOLİVUT BİZE SAVAŞ AÇTI- İran, Antik Yunan”da Perslerle Ispartalılar arasında geçen ‘ 300 Ispartalı ‘ filmiyle Holivut’ un kendilerine savaş açtığını öne sürüyor.İran basını, yetkililer ve bloggerler, filmin İran”ı hedef alan ‘Psikolojik savaş’ olduğu konusunda hemfikir.Reformcu kanada yakın Ayandeh-No gazetesi, ‘ Holivut İranlılara Savaş açtı’ manşetini attı.Gazeteye göre filmde modern zamanlarda ‘ Şer ekseni’ nin bir parçası olarak gösterilen İran’ ın atalarının da kana susamış katiller olduğu teması işlenmeye çalışılıyor. Daha önce de 2004 yılında Büyük İskender’ in hayatını ve Pers İmparatorluğuna karşı savaşını anlatan film, İranlıların tepkisini çekmişti.’ Haberin devamından bazı Yunan sinema eleştirmenlerinin de filmi ‘ kana susamış video oyununa’  benzettiklerini öğreniyoruz. Bunlardan Dimitris Tanikas, filmde ABD”nin terörle mücadelesine göndermelerde bulunulduğunu belirterek; ‘ Perslerle İranlılara gönderme yapıyorlar. Askerleri kana susamış ve az gelişmiş zombiler olarak gösteriliyor’  diyor.

18 Mart 2007 tarihli Yeniçağ gazetesinden  ‘  Tarih ve kültürüne hakaret edildiği gerekçesiyle filme set tepki gösteren İran”ın Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO”ya başvurduğu’ nu öğreniyoruz. UNESCO temsilcisi Muhammed Rıza Dehşiri ‘ İran kültürüne hakaret için kasten yapıldığı’ nı savunarak örgütten filmin kınanmasını istemiş. ABD”li yazar Frank Miller’ in aynı adlı çizgi romanından beyaz perdeye aktarılan film ‘ Tetromfil geçidinde Isparta kralı Leonidas komutasındaki 300 askerin 120 bin kişilik Pers ordusuna 3 gün boyunca direnişini’ konu alıyor.

 

Gazete haberlerinden anlaşıldığı kadarıyla filmde Persler, yani İran karakteri vahşi, cahil, kan dökücü, uygarlıktan uzak kişiler, Yunan tarafı ise uygar, cesur, asil olarak çizilmiş.

 

ABD film endüstrisinin Amerikan halkının dünyaya bakışının, siyasal kültürünün, tüketim alışkanlıklarının, giderek ortalama kişiliğinin belirlenmesindeki etkisi bilinmektedir. ABD’ nin ekonomik, siyasal düzeninin, ülke içi, ülke dışı politikasının tanziminde finans kapitalin, silah tekelleri başta olmak üzere, ekonomik gücü elinde bulunduranların mutlak hakimiyetini göz ardı etmemek gerekir.

 

ABD halkının düşünce kalıplarını, davranış biçimlerini belirleyen güçlerin etkisi ABD ile sınırlı değildir. Pasifik’ i ve Atlantik’ i aşıp, dünyayı sarmalayan ABD emperyalizmi, diğer ulusların, toplumların, toplulukların değer yargılarının oluşturulmasında silahlı güçlerinden daha etkin bir diğer gücünü devreye sokmaktadır. O da Holivut” tur.

 

ABD, kültür endüstrisinin merkezi gücü Holivut sayesinde, ulusların, insanların bilinçaltına müdahale etmektedir. Binlerce yıllık görkemli geçmişleri olan, cihangir imparatorluklar, büyük uygarlıklar kurmuş olan Asya ve Afrikalıların derin bilinçaltlarında yaşattıkları kültürel miraslarına, ulusal kodlara saldırmaktadır. Onlara, ABD”ye itaat ve kölelikten başka seçenekleri olmayan yeteneksizler sürüsü olduklarını fısıldamaktadır. ABD’ nin küresel saldırganlığına, emperyal kudurganlığına, BOP, GOP projelerine karşı çıkanların yok edileceğini, itaat edenlerin canlarının bağışlanıp köle olarak hizmet sunmalarına izin verilerek şereflendirileceklerini (!) empoze etmektedir.

 

Holivut ABD emperyalizminin işaret fişeğidir. ABD hedef seçtiği, saldıracağı hasımlarını, dünyaya  Holivut  stüdyolarından, cezayı fazlasıyla hak eden her türlü kötülüğün kaynağı uluslar, topluluklar, devletler –mitolojik kötülük simgeleri-olarak yansıtmaktadır.  Dünya kamuoyunun saldırganlığa karşı çıkmasını önleyip, insanlığın ortak vicdanının, merhamet duygusunun kaynağında köreltilmesine yönelik operasyonlarını kitle iletişim araçlarıyla, film endüstrisiyle yapmaktadır.

 

Kan içici barbarlar, uygarlık düşmanı zombiler olarak ABD ve dünya halklarının beynine, bilincine kazıdığı çağımızın çağ dışı  Perslerine (!) yani İran’ a karşı, günümüzün Ispartası  (!)  ABD”nin yağdıracağı bombaların bilinçsel meşruiyet inşasının kısa hikayesi budur.

 

Küresel kötülük kaynağının imhası gibi çağdaş bir insanlık görevini zevkle yerine getirme hazırlığındaki ABD, işte bunun için Holivut laboratuarlarında filmin sonunda yok edeceği kötülüğü imal etmektedir!

 

 

Hüseyin Özbek

Avukat, 19 Mart 2007



Kuzey Irak Operasyonu -Hüseyin Özbek-


Halkımız Kuzey Irak’taki oluşumun Türkiye açısından birinci dereceden güvenlik sorunu haline geldiğini, üniter yapımızı tehdit ettiğini, bölücü terörün stratejik, taktik, lojistik merkezine dönüştüğünü görüyor. Kuzey Irak’taki aşiret liderlerinin ayakları yer tutup, ABD himayesinde siyasal, ekonomik gelişimini tamamladığında, Irak’la şekli anlamda pamuk ipliği derecesine inmiş bağlantısını da atıp bağımsızlığını ilan edeceğini, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelik taleplerde bulunacağını tarihsel deneyimlerin verdiği sezgisiyle algılıyor.



Diyasporanın Soykırım Kamapanyasına İç Destek -Hüseyin Özbek-


1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında başlayıp, 1983 Paris Orly katliamına kadar geçen sürede ASALA başta olmak üzere Ermeni terör örgütlerince yoğun bir  kampanya sürdürüldü. Bu süreçte kırka yakın Türk diplomatı hayatını kaybetti. Suikast sorumlularının bulunup yargı önüne çıkarılmasında her nedense cinayetlerin gerçekleştiği ülkelerin resmi makamları pek istekli davranmadılar.Üstelik her suikast sonrası dünya medyası tarihsel gerçekleri çarpıtarak; 1915 Ermeni Tehciri”ni dillerine dolayıp ulusumuzu mahkum etme yoluna gittiler.



Yaylaya Çıkmak -Hüseyin Özbek-


Hıdırellezden sonra Yukarı Yazıyla Aşağı Yazı Köyünün uslularına danışılır, keşfe gidenler dinlenir, muhtarlar imleşir, böylece yaylaya çıkış günü belli olurdu. Biz o gece sabahı zor ederdik. Anam denkleri akşamdan hazırlardı. Kap kacaktan sacayağa, undan bulgura, yatak yorgandan aba kebeye, yayıktan sitile, çalmaca kadar yükler bir yana ayrılırdı.


 

Hüseyin Özbek


Serbest avukatlık yapmaktadır.

.............. ................. ............. .......... ..... ..........


 Hukuk Bizim Olacak mı?



Konsolosluk Mahkemelerinden Sömürge Yargısına


Günümüzde bize çok ırak olmayan Irak’ ta hukuka, insan haklarına, evrensel değerlere saygılarına yakından tanık olduğumuz (!) işgalcilerden, Sevr’in baş mimarı İngiltere’nin mütareke dönemi İzmir’indeki hukuksal uygulamalarından kısa bir kesit sunalım: Mondros Ateşkesi imzalanmıştır ama, Yunan Ordusunun İzmir’e çıkmasına daha 3 ay vardır. İşgale direnmeyi düşünen Kolordu Komutanı-Vali Nurettin Paşa görevden alınır.Yerine koyu İtilafçı Ahmet İzzet Paşa atanır.Bu atama sonrasında İşbirlikçi  Hürriyet ve İtilaf  Partisi  İzmir şubesi, daha da pervasızlaşır. Ulusal direnişe hazırlananları işgalcilere ve saraya ispiyon eder. Hatta bazıları işgalden sonra Yunan yönetimiyle açıkça işbirliğine gider:


 Televizyon Dünyası Yabancılaşırken



Helenistik pazarlama


Kuvayı Milliye’ yi karikatürleştirerek, millici Zeynep’ i Hristo’ nun koynuna atarak Tuğçe Kazaz’ın Yunanlıya varıp vaftiz edilerek Maria’ laşması misali, bilinçaltımızdaki ulusal reflekslerde kısa devre yaptırılmaktadır.

 

Son yıllarda küreselleşmenin dayattığı, milli olan her şeyin bilincimizden boşaltılması, gayri milli olan her şeyin de boşalan bilince yerleştirilmesi, kutsanması ve içselleştirilmesi sürecini yaşıyoruz.


 Bizim Masallarımız



Tık Tık Eden Kabacuğum


Babam Tahsin Çavuş bu dünyadan göçeli artık bana uzannama anlatan yok. Fatma abla da çok uzaklarda.Hacı Emin Ağa da çoktan terki diyar etti.Sergenine tavanına, her köşesine binlerce uzannama sinen hanemiz seneler var ki boş.Binlerce kez ilk günkü heyecanla dinlediğim, saldır saldır ezbere anlattığım masalların bir çoğunu unuttum. Tahsin Çavuş torunlarına, Aslı’ya, Şirin’e de aynı masalları senelerce anlattı. Benim bildiğim Tahsin Çavuş’ta Eyüp sabrı vardır. O güzelim uzannamaları, Aşık Keremleri, Aşık Garipleri, dağı delen Ferhad’ı, Çamlıbel’i mesken tutan Koç  Köroğlu’ nu yeni baştan anlatacaktır bana…


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
 

Başsayfa

Hüseyin Özbek

Yazarlar