Yazar | 
Ali AKış |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |  |
| 
Sultangaliyev Kimdir?
-Ali Akış-
Tatar halkının ve tüm Türk Dünyasının gurur ve iftihar kaynağı Büyük önder Mirseyit Sultangaliyev'in Stalin'in cellâdı, KGB (GPU Gizli Rus İstihbarat Servisi) ajanı Beria tarafından işkence ile öldürülmesine 28 Aralık 2006'da 66 yıl doldu. Böylece Gürcistan Yahudi'si Beria, Rusya Ekim İhtilalinde Lenin'den sonra İkinci önder olarak sayılan Mirseyit Sultangaliyev'i öldürmekle Siyonistlerinin öcünü almak istedi. Aslında Yahudiler, Rus çoğunluğunun himayesi altında, Müslüman Türk rekabetinden kurtulmak için her türlü pis oyunlarını oynamak istediler. Ama amaçlarına ulaşamadılar. Siyonistler. Mirseyit Sultangaliyev, Ekim İhtilaline inanmış komünist olarak aktif katıldı ve kendi idealine içten bağlı kaldı. Ne var ki, Rus, Yahudi, Ermeni ve Gürcü komünistlerinin yönetici kesimi, Tatar-Türk-Müslümanyöneticilerini çekemediler. Burada bir olayı örnek olarak sayın okuyucularımıza sunsak, acı tabloyu açık görürüz. 1920–1921 yıllarında İdil-Ural bölgesinde (Tataristan, Başkurdistan cumhuriyetlerinde) hüküm süren dehşetli açlığı misal olarak getirsek acı gerçeği görürüz. İki yıl süren o açlıkta 600 000 (altı yüz bin) Tatar-Başkurt ölmüştü. Mirseyit Sultangaliyev, o açlıkta Lenin, Stalin ve Trotski üçlüsünün Amerika'nın Tatar-Başkurt halkına yiyecek gönderme önerisini kesinlikle geri çevirmelerine tanık olmuştu. İşte bu olay, Sultangaliyev'de ruhsal devrim yaptı. Sultangaliyev, Rus, Yahudi, Ermeni ve Gürcü önderlerinin ihaneti (hainliği)ne karşı reaksiyon (tepki) olarak Türk-Tatar Müslüman halklarının Batılıların çizmesi altında ezilmesine karşıisyan bayrağını kaldırdı. 1921 yılında vuku bulan bu devrim, böylece, yeni dönemin başlangıcı oldu. Sultangaliyev, Rus komünist partisinden çıkarılsa da, önceki hizmetleri göz önünde tutularak, tekrar partiye alındı, ama kendi ideolojisinin temelinde yatan ilkesinden vazgeçmedi. O kutsal ilkeye göre Batı'nın (Hıristiyan âleminin) proleter sınıfı da, Doğu'nun (İslam âleminin) düşmanıdır, zira Batı'nın Proletaryası ile kapitalisti, İslam dünyasının aynı derecede düşmanıdır. Bu ilke tüm İslam âlemini etkisi altına almıştı. Cezayir, Pakistan, Mısır kurtuluş hareketlerinin önderleri, Sultangaliyev'ten örnek aldılar. Rus Komünist Partisi Merkez Komitesi, Sultangaliyev hareketini ortadan kaldırma yolunda her çeşit terörü uygulamaya girişti. Nihayet 1940 yılının sonunda Sultangaliyev, Stalin'in Yahudi uşağı Beria tarafındanhunharca öldürüldü. Sultangaliyev ideolojisi, Türkiye'mizde de araştırma konusu oldu. Şimdiye kadar rahmetli Aclan Sayılgan, Attila İlhan ve genç kuşak mensupları, Sultangaliyev hakkında yazıyorlar. Bu satırların yazarı da, 2002 yılının 14 Aralık tarihinde Ankara'da Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından düzenlenen Sultangaliyev'i Anma Toplantısında bir konuşma yapmıştı. O konuşmanın metni, Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi ve Ahıska Türkleri Federasyonu Başkanı Sayın Yunus Zeyrek tarafından yazılan ve Ankara'da 2003 tarihinde neşredilen"Ali Akış. Hayatı ve Faaliyeti" adlı kitapta yer almıştır. Genç kuşaklar, milli gururumuzun kaynağı olan Sultangaliyev'i araştırmalıdırlar. Sonuç olarak, Sultangaliyev'i ideolog olarak araştırırken, onu başka ideologlardan ayıran noktaya ağırlık vermelidirler. O nokta şudur: Bolşevik İhtilalini yönetenler arasında Sultangaliyev, sınıf mücadelesi ile Milli Kurtuluş hareketi arasında denge kurma yeteneğini gösteren tek büyük ideologdur. Türk solcu ideologları da bu yetenekten örnek almak suretiylesomut sonuca yönelmesini öğrenmelidirler. 
Türkiye'deki araştırmacılar, iki büyük Türk olan Atatürk ile Sultangaliyev arasında benzerlikleri tespit etmelidirler diye inanıyorum. En iyi dileklerimle yazar Ali Akış 27 Aralık 2006 Gazeteci Yazar, Dünya Tatarlar Birliği Fahri Başkanı ve Avrasya Birliği Taraftarı İliştiri: Sultangaliyev'in kimliğini araştıracak tarihçiler için ipucu olacak derecedeki iki belge, Tatar yazarı ve tarihçisi Rinat Muhammediyev'in "Sırat Köprüsü" adlı romanı ve Sultanbekov'un yazılarıdır. Hararetle tavsiye edilir.
|
Rusya Federasyonu Sömürgeci İmparatorluk Olarak Kalıyor -Ali Akış-
1917 yılında Rusya'da Rus-Komünist Devrimi oldu ve Sovyetler Birliği adında Konfederatif Devleti kuruldu. Bu devletler her ne kadar Birlik diye adlandırılsa da, Rus halkının ruhunda yaşayan merkeziyetçilik hırsı yüzünden pratikte Rus üstünlüğü hüküm sürdü. Komünist sisteminin temelinde ancak Rus dilinde konuşan bir tek Rus Sovyet milletini meydana getirme amacı gizlenmişti. Bu anormal durumun gelişmesi Rus halkının devlet felsefesine dayanarak gerçekleşiyordu. Aslında Rus devlet felsefesine göre, Rusya'nın çeşitli milletleri, devlete hizmet eden varlıklar olarak algılanıyor, devlet ise halk kitlelerine hükümdarlık eden üstün güç sayılıyor. Nitekim tanınmış Rus şairi Mihail Lermontov, Rusya'yı köleler ve efendiler ülkesi olaraktanımlamıştı.
|
İdil-Ural Türkleri'nin Rus İşgaline Uğramasına 454 Yıl Oldu -Ali Akış-
Bugün Rusya Federasyonunu oluşturan devletin sınırları içinde bulunan Bulgar, Hun, Altın Ordu, Kazan Hanlığının devamı sayılan İdil-Ural ülkesinin temel halkı Tatar-Başkurtlar ve Çuvaşlar, üç ayrı özerk Cumhuriyet halinde yaşamaktadırlar. Bu üç kardeş cumhuriyetin nüfusu, Büyük Türk ulusunun birer kolu olarak bin altı yüz yıldan beri Volga (İdil) ırmağı (nehri) ile Ural dağları arasında yaşamaktadırlar.
|
Bir Tatar Mankurt Turistin Macerası -Ali Akış-
O mankurt turistin aşağılık duygusu ürününün davranışından şoke olan akrabam, Tatar halkının geleceğinden endişe etmeye başlamıştır. Mankurt turistin gerekçesi, torunun Hıristiyan ve Rus olarak nüfusa kaydetmekle dünyada İslam imajının olumsuzluğundan kurtarma bahanesine dayanıyormuş. Rusya'da 1922'den 1992'ye kadar süren dinsizlik ve ahlaksızlık döneminin ürünü zavallı mankurtta başka gerekçe zaten bulunamaz.
|
| | 
Ali Akış
1918 Mançurya’nin Haylar kasabasinda dünyaya geldi. 1924 Ilkokula basladi. 1928 Ali Akis 10 yasindayken Ayaz Ishakî Berlin’de Millî Yul dergisini nesretmeye basladi. 1929 Rus Lisesine girdi. Ruslar, Mançurya’yi isgal etti. 1932 Haylar, Japon isgaline ugradi. 1935 Mugden’de Uzak Dogu Tatar Umum Kurultayi toplandi. 1936 Liseyi bitirdi. Ayaz Ishakî Haylar’a geldi. 12 Aralikta Kore üzerinden Japonya’nin Kobe sehrine gitti. 1937 Ocak ayinda Ezher’de okumak üzere Kahire’ye gitti. 1938 Eylülde Kahire’den ayrildi, Varsova’ya gitti. 1939 Polonya, Rus ve Alman ordulari tarafindan isgal edildi. 1940 Türkiye’ye geldi. Istanbul Üniversitesi Iktisat Fakültesinde tahsile basladi. 1944 Son sömestrideyken rahatsizligi yüzünden fakülteyi birakti. Türk Kültür Birligi kapatildi. 1945 Yedek Subay Okulunda askerlige basladi 1947 Vatani görevini tamamlayarak terhis oldu. 1948 Ankara’ya geldi. 1953 Ailesi Türkiye’ye geldi. 1953 Münih’te Paris Bloku kuruldu. 1954 Ayaz Ishakî Ankara’da vefat etti. Akis, NATO’nun Ankara bürosunda ise basladi. 1956 Zarife Hanimla Istanbul’da nisanlandi. 1957 Dügün için esinin memleketi Finlandiya’ya gitti. 1958 Türkiye’ye döndü. 1959 ABD’de Esir Milletler Kanunu çikti. 1963 Ankara Türk Ocaginda Idil-Ural Konferansi verdi. 1966 Münih’te Hürriyet Radyosunda yorumcu, spiker ve mütercim olarak ise basladi. 1969 Münih’te Paris Bloku Genel Sekreteri oldu. 1975 Luzern’de Insan Haklari Avrupa Komitesi üyesi oldu. 1978 1978 Luzern Konferansi’na katildi. 1979 Ayaz Ishakî adli kitap Ankara’da basildi.1983 Hürriyet Radyosundan emekli oldu. 1985 Idil-Ural’da Hürriyet Mücadelesi adli kitabi yayinlandi. 1986 Paris Bloku feshedildi. 1990 Tataristan’a ilk seyahatini gerçeklestirdi. 1991 Dünya Tatar Birligi Baskani seçildi. 1991 Tataristan’a ikinci defa gitti. Çalli mitinginde konusma yapti. 1992 Tataristan’da egemenlik ilân edildi. Tataristan Millî Meclisi Fahri Üyeligine kabul edildi. 1997 Dünya Tatar Birligi Ödülünü aldi. 2000 Esi Zarife Hanim Münih’te vefat etti. 2001 5 Ekimde, 35 yildan beri yasamakta oldugu Almanya’dan Türkiye’ye döndü.
|
| 
| Türk Dünyası |

| "Rus Yayılmacılığı..."
Rus çarları ve onların varisleri kızıl çarlar, daha sonra Post-Sovyet sistemin yöneticileri, geleneksel sömürgecilik amaçtan bir nebze bile sapmadan, Doğuya, Batıya, Kuzeye ve Güneye, Norveç'ten Vladivostok'a, Kuzey Buz Denizi’nden Karadeniz’e kadar uzandılar. Ruslar Güneyde Türkiye'ye kadar Ahtapot gibi uzanmak istediler, ama Atatürk Yunan sömürücülerini denize dökmekle Rusların Akdeniz’e inmesini ebediyen kesti. Japonlar, Rusları 1904-1905 yıllarında fena halde yenerek, Doğuya Rus yayılmasını ebediyen durdurdular.
|
| 
| Fikir Özgürlüğü |

| Lenin...
Lenin, 7 Kasım 1917 yılında Petersburg'ta yaptığı konuşmasında, Rus intelligensyası (aydınları) için "Kafası çöp dolu" diye yakınıp söylemişti. Gerçekten bunun manasını (anlamını) pek kavramamıştım, şimdi Putin, Tataristan Muhtar Cumhuriyetinin egemenliğini ilan etmesini hice sayarak, Tataristan yöneticilerinin Milli Meclisi'nde, Tataristan'da Latin alfabesinin büyük çoğunlukla kabul edilişini, Rusya Federasyonu Anayasasına aykırı diye RF Duması'nın hiçe saydığı Kararı onayladı. İşte bu Karar, Rus intelligensiyesinin (aydınlarının) kafası çöp dolu olduğunu ispat etti..
|
| 
| Karadeniz ve Hazar |

| Rusya'nın Geleceği...
Karadeniz’de Rus emellerine engel sayılan Ukrayna, Polonya, Türkiye ve Hazar Denizi’ne uzanmak için İran ile Azerbaycan'ı ve Gürcistan'ı zararsız hale getirmek gibi stratejik planlar kurmaya girişti. Bundan 3-4 yıl önce dünya haritasına baktığımızda, Sovyet İmparatorluğu'nun varisi Rusya Federasyonu'nun Avrasya kıtasında barış için büyük tehlike teşkil ettiği göze çarpardı. Lakin son yılbaşında Ukrayna'da yapılan Devlet Başkanı seçimlerinin, Rusya'nın çıkarlarına aykırı sonuçlar vermesi ve Baltık boyundaki devletlerin evvela NATO'ya, sonunda Avrupa Birliği’ne girmesi olayları, Rusya'nın çökmesini hızlandırıcı nitelik taşımaktadırlar..
|
|
|